Moldova Tarihi

Kısaca: Moldova tarihi bugünkü Moldova Cumhuriyeti topraklarının tarih öncesi dönemlerden günümüze kadar uzanan tarihini kapsar. Günümüzde Moldova adıyla anılan topraklar Prut ve Dinyester nehirlerinin arasında tarihi adı Besarabya olan bölgedir. Bu bölge 1812 yılına kadar Boğdan adıyla anılan devletin doğu kısmını oluşturuyordu. 1812 yılından sonra Rusya'nın eline geçti. Boğdan'ın geri kalan kısmı ise etnik bakımdan kardeş olan Eflak'la birleşerek günümüzde ...devamı ☟

Moldova tarihi
Moldova Tarihi

Moldova tarihi bugünkü Moldova Cumhuriyeti topraklarının tarih öncesi dönemlerden günümüze kadar uzanan tarihini kapsar. Günümüzde Moldova adıyla anılan topraklar Prut ve Dinyester nehirlerinin arasında tarihi adı Besarabya olan bölgedir. Bu bölge 1812 yılına kadar Boğdan adıyla anılan devletin doğu kısmını oluşturuyordu. 1812 yılından sonra Rusya'nın eline geçti. Boğdan'ın geri kalan kısmı ise etnik bakımdan kardeş olan Eflak'la birleşerek günümüzdeki Romanya Devleti'ni oluşturdu. Moldova halkı Romanya halkıyla aynı dili konuşmaktadır, etnik bakımdan kardeş uluslardır. Dolayısıyla Moldova tarihi Romanya tarihi'yle içiçe geçmiş bir tarihtir. İlk çağlar 'nın içinde bulunduğu ve Romanya topraklarını da kapsayan bölgede yaşayan Traklar M.Ö. 1. yüzyılda Daçya Krallığını kurdular. Bu krallık M.Ö. 82 yılında Kral Burebista'nın yönetimi altında en geniş sınırlarına ulaştı. Daçyalılar M.S. 87 yılında Roma İmparatoru Domitian'ın zamanında bir Roma eyaleti olan Moesia'ya saldırarak Roma İmparatorluğu'yla karşı karşıya geldiler. 101-107 yılları arasında Roma İmparatoru Trajan'ın ordularına yenilerek Roma İmparatorluğu'nun bir eyaleti haline geldiler. Bu bölge gümüş ve altın açısından çok zengin olduğu için Romalıların en çok ilgisini çeken sömürgelerinden biri haline geldi. Çok sayıda Romalı bölgeye yerleşti. Latince çok yaygın bir şekilde kullanılmaya başlandı. Böylece eski Rumence (Moldovca) dili doğmuş oldu (Bakınız: Latinceden Rumenceye ses değişiklikleri ). Romalılar 271 yılı civarına kadar Daçya'da kaldılar. Ancak sonunda Gotlar'ın istilalarına dayanamayarak bölgeden geri çekilmek zorunda kaldılar. Romalılardan sonra bölge arka arkaya bir çok kavim tarafında istila edildi. 271-378 yılları arasında Gotlar'ın, 435 yılına kadar Hunlar'ın egemenliği altında kaldı. 6. yüzyılda Avarlar ve Slavların istilalarına uğradı. 9.-11. yüzyıllar arasında Romanya topraklarının büyük bölümü Birinci Bulgar Devleti'nin bir parçası olarak yaşadı. Bu dönemi Macar, Peçenek, Kuman ve Tatar istilaları izledi. Orta Çağ } ıların tarihte kurduğu ilk devlet 1352 yılında Dragoş tarafından kurulmuş Boğdan Beyliğidir. Boğdan'ın bu dönemdeki ünlü voyvodası III. Ştefan (Büyük Ştefan) 1457 -1504 yılları arasında 47 yıl gibi uzun bir süre hüküm sürdü. Ştefan 1475 yılındaki Vaslui Savaşı'nda Osmanlı ordusunu yenmeyi başardı, ancak ölümünden sonra 16. yüzyılda Boğdan da Osmanlı egemenliği altına girdi. Osmanlı dönemi Osmanlı döneminde Eflak ve Boğdan tampon devletlerdi. Osmanlılara vergi verir, savaşlarda asker yardımı yaparlardı. Beyliklerin voyvodaları Rumen soyluları arasından Osmanlı padişahı tarafından atanırdı. Ayrıca bu beylikler İstanbul'un yiyecek ihtiyacını karşılamakta önemli bir rol oynarlardı. Ancak Osmanlılar Eflak ve Boğdan'ı hiç bir zaman tamamıyla ilhak etmediler. Yaş gibi büyük Moldova şehirlerinde sık sık Osmanlı vatandaşlarına rastlandıysa da oranları azdı. Bu şehirler hiç bir zaman Sofya, Belgrad, Selanik veya Üsküp gibi Osmanlı karakteri kazanmadı. 18. yüzyıldan itibaren Rusya'nın güçlenerek Balkanlara göz dikmesi sonucu Romanya toprakları Osmanlı Devleti ve Çarlık Rusyası'nın sık sık karşı karşıya geldikleri topraklar haline geldiler. Osmanlı-Rus Savaşları'nın bir çoğu Romanya topraklarında çarpışıldı. Ancak 1711 yılında Boğdan beyi Dimitri Kantemiroğlu'nun Rus Çarı I. Petro ile anlaşma yaparak Osmanlı Devleti'ne isyan etmesinden sonra Osmanlılar Rumenlere olan güvenlerini kaybettiler. Bu tarihten sonra 18. yüzyıl boyunca Osmanlılar Eflak ve Boğdan beylerini Osmanlı vatandaşı Fenerli Rumlar'ın arasından seçtiler. Fenerli Rumlardan Nikolas Mavrokordatos 1711 yılında Osmanlı Devleti'nin baş tercümanıydı, Kantemiroğlu'nun azledilmesinden sonra Sadrazam Baltacı Mehmet Paşa tarafından Boğdan Beyliğine atandı. Mavrokordatos ailesi İstanbul'un nüfuzlu ailelerinden biriydi ve Osmanlı sarayının güvenini kazanmıştı. 18. yüzyıl boyunca bir çok Eflak ve Boğdan beyleri Mavrokordatos ve İpsilantis ailesi gibi Fenerli Rum aileler arasından seçildi. Bu durum 1821'deki Yunan Bağımsızlık Savaşı'na kadar devam etti. Ancak bu savaşta Fenerli Rumların önemli bir rol oynaması üzerine Osmanlılar Rumlara olan güvenlerini yitirdiler. Bir daha Fenerli Rumlara devletin yüksek kademelerinde görev verilmedi. Osmanlılar 1806-1812 Osmanlı-Rus Savaşı'nı kaybedince 1812 yılında Rusya'yla Bükreş Antlaşması'nı imzalayarak Besarabya'yı Rusya'ya bırakmak zorunda kaldılar. Besarabya Boğdan'ın Prut nehrinin doğusunda kalan kısmıydı. Bu anlaşma Boğdan'ı ikiye bölmüş oldu. Bu bölünme günümüzde kadar uzanan Romanya-Moldova bölünmesinin temel nedenini oluşturmaktadır. 93 Harbi'nde Osmanlıların Ruslar karşısında aldıkları yenilgiden sonra 1878 yılında yapılan Berlin Antlaşması'yla Eflak ve Boğdan Osmanlı Devleti'nden bağımsızlıklarını kazandılar. Romanya adı altında birleştiler. Ancak Rusya 1812 yılında ele geçirdiği Besarabya'yı geri vermedi. Yakın tarih 1812 yılındaki Bükreş Antlaşması'yla Rusya'nın egemenliğine giren bölge olan Besarabya Rus İmparatorluğu'nun bir vilayeti olarak kaldı. Rusya'nın Kırım Savaşı'nda yenilmesinden sonra Moldova'nın bir kısmı olan Güney Besarabya Romanya'ya verildi. Ancak Rusya 1878'deki Berlin Kongresi ile bu bölgeyi tekrar geri aldı. I. Dünya Savaşından sonra bölge bir daha Romanya'nın eline geçti. 1924 yılında ise Rusya'nın baskısıyla o dönemde etnik Ukraynalıların hakimiyetinde olan Dinyester'in doğu yakasında Moldova Özerk Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti (MÖSSC) kuruldu. 1939'daki Nasyonel Sosyalist-Sovyet Paktı'nın imzalanmasından sonra 1940 yılında Sovyetler Birliği Besarabya'yı yeniden ele geçirmiş ve bu bölgenin büyük bir kısmını MÖSSC ile birleştirmiştir. Almanya'nın SSCB'ne saldırması ile SSCB bir kez daha 1941 Temmuz'unda Moldova'yı Romanya'ya vermek zorunda kalmış, ancak Sovyet kontrolü 1944 Ağustos'unda yeniden sağlanmıştır. Moldova'nın şimdiki sınırları Prut ve Dinyester nehirlerinin arasındaki Besarabya denilen tarihi bölgenin SSCB tarafından Romanya'dan alınması ile 1947'de çizilmiştir. Romanya ile ilişkileri kesilmiş, kril alfabesi kullanma zorunluluğu getirilmiş, Rusların ve Ukraynalıların endüstriyel bölgelere büyük çaplı göçleri özellikle desteklenmiştir. 1950'lerde ise binlerce etnik Romen, Orta Asya'ya göç etmek zorunda bırakılmıştır. 1986'da Sovyet Lideri Gorbaçov tarafından uygulanan Glasnost politikası ile birlikte ulusal ve kültürel bağımsızlık için uğraş veren birçok bağımsız politik grup ortaya çıkmıştır. 1990 Şubat'ında Cumhuriyet'in Yüksek Sovyet (Parlamento) seçimleri yapılmıştır. Moldova'nın bağımsızlık ve reformlara yönelik çalışmaları 1990 yılında artmıştır. serbest piyasa ekonomisine geçiş yolunda çalışmalara bu yıl içerisinde başlanmıştır. Yine aynı yılın ilkbaharında yapılan seçimlerde Moldova Halk Cephesi Parlemento'da çoğunluğu sağlamış ve Anayasa'da bir dizi değişiklik yapılmıştır. Pek çok Sovyet Cumhuriyeti'nde tam bağımsızlık, Moskova'daki başarısız darbe girişimi sonucunda kazanılmıştır. Darbenin bastırılmasından sonra Moldova, 27 Ağustos 1991'de bağımsızlığını kazanmıştır. Bu hareketin ardından Ukrayna sınırında gümrük ofisleri açılmış ve Rus askerlerinin Cumhuriyet'ten ayrılması talep edilerek, Moldova Ulusal Ordusu kurulmuştur. 21 Aralık 1991 tarihinde Moldova yönetimi halkın büyük ölçüde karşı çıkmasına rağmen Almatı'da yapılan toplantıda eşit ve kurucu üye olarak Bağımsız Devletler Topluluğu'nun oluşmasına yönelik anlaşmayı imzalamıştır. Sovyetler Birliği'nin dağılmasından sonra uluslararası sistemin gündemini meşgul eden etnik sorunlar Moldova'nın da gündemini şekillendirecek potansiyel bir faktör olarak karşımıza çıkmaktadır. Ancak Gagoğuzlara verilen özerklik, Sovyetler Birliği dağılmasından sonra barışçı yolla çözümlenen ilk ve tek etnik sorun olma özelliğini korumaktadır. }

Kaynaklar

Vikipedi

Bu konuda henüz görüş yok.
Görüş/mesaj gerekli.
Markdown kullanılabilir.