Tür

Tür, ortak özellikler taşıyan ve kendi aralarında döllenerek üreyebilen akraba canlıları içeren biyolojik grup.

Bu makalenin ilgili olduğu konu başlıkları: tür, alttür, cins, doğu ladini, gen, latince, mavi ladin, populasyon, takson, türkiye, varyete
Tür, ortak özellikler taşıyan ve kendi aralarında döllenerek üreyebilen akraba canlıları içeren biyolojik grup. Esas karakterleri bakımından birbirine çok benzerlik gösteren ve kendi aralarında çiftleşerek verimli döller meydana getiren fertlerin toplamına verilen isim. Tür (nev’i), münferit bitki formlarını, tek fertleri geniş bir şekilde inceleyerek, birçok bakımdan benzerlik ve yakınlık gösterenleri en dar ve en küçük bir kavram altında toplar. Tür, gerek bitkiler aleminin gerek hayvanlar aleminin temel taşlarını, elementlerini teşkil eden ana birimdir. Bütün bitkiler ve hayvanlar sistemine, ancak bu türleri inceleyerek ve birbirleriyle karşılaştırarak üst kademelere varılabilir. Her kademeden sistematik gruplar da takson adını alır. Temel takson, tür (nev’i)dür.

Türlerin sınıflandırılmasında uluslararası ikili adlandırma sistemi benimsenmiştir. Bu sisteme göre her yeni türe Latince bir cins birde tür adı verilir. Bu adlardan ilki tanımlanan türe akraba olan öbür türleride içeren cinsi belirtir; ikincisi yalnızca bu türe özgü bir addır. Cinsin ismi daima büyük, türün ismi ise daima küçük harflerle italik yazılır.

Örneğin Mavi ladinin bilimsel adı Picea pungens tir. Böylece yeryüzünün herhangi bir yerindeki bir bilim adamı bu türün Türkiye'de bulunan Picea orientalis (Doğu ladini) ile yakın akraba olduğunu kolayca anlayabilir.

Türlerin birbirinden farklı oluşunu onların kalıtsal yapısı saptar. Bunlar yapısal, biyokimyasal, fiziksel ve davranışsal ayrıcalıklar olabilir. Tüm bunlara Diagnostik özellikler denir. Birbirine yakın türler, belirli bir coğrafik bölgede birbirinden yalıtılmakta ya da çiftleşme zamanlarının farklılaşmasıyla, farklı davranışlara sahip olarak birbirinden kopmuş, fakat evvelce aynı gen havuzuna sahip olan populasyonlardır. Bu yakın türler yapay koşullar altında birbiriyle çiftleşerek yavru elde edilebilir.

Türler sabit olmayıp kendi içinde daha alt birimlere ayrılabilir. Eğer bir tür iki veya daha çok alttür veya varyete gibi alt taksonlara ayrılıyorsa bu türlere Politipik tür; eğer hiçbir alttüre ayrılmıyorsa buna monotipik tür denilir. Kimi durumlarda iki tür morfolojik bakımdan tamamen birbirinden ayrılmışlardır. Morfolojik bakımdan birbirinin benzeri olmasına karşın, üreme bakımından tamamen birbirinden ayrılmışlardır. Morfolojik bakımdan birbirinin aynı olduğu halde aralarında üreme engeli olan türlere ikiz tür adı verilir.

Tür Anlamları

Tür

Kind, strain, type

Tür

Almanca Tür kelimesinin İngilizce karşılığı.
[Tur] n. door, barrier of wood or other material which can be opened and closed; doorway, opening through which one enters

Tür

Türkçe Tür kelimesinin İngilizce karşılığı.
[Tur] n. door, barrier of wood or other material which can be opened and closed; doorway, opening through which one enters adj. touring n. tour, round, rounder, circuit, lap

Tür

Almanca Tür kelimesinin Flemenkçe karşılığı.
deur ,portier

Tür

çeşit; türlü. ortak özellikleri olan bireylerin tümü, cinslerin ayrıldığı bölüm . kendi içinde bir birim olan ve üzerinde cins kavramının bulunduğu mantıksal kavram.

Tür

Almanca Tür kelimesinin Fransızca karşılığı.
n. porte (f), portière (f)

Tür

Almanca Tür kelimesinin İtalyanca karşılığı.
n. porta (f), portiera (f), portella (f), sportello (m), portello (m)

Tür

Almanca Tür kelimesinin İspanyolca karşılığı.
n. puerta (f), portezuela (f), compuerta (f), golpeado (m), portillo (m)

Tür

Almanca Tür kelimesinin Türkçe karşılığı.
i. kapı (f), der (f)

Tür

Türkçe Tür kelimesinin Fransızca karşılığı.
espèce [la], sorte [la], genre [le], manière [la]

Tür

Türkçe Tür kelimesinin Almanca karşılığı.
n. Gattung, Genre, Genus, Kaliber, Schlag, Sorte, Spezies

İlgili konuları ara

alttür cins doğu ladini gen latince mavi ladin populasyon takson türkiye varyete
...

Okuma Önerileri

İşkur
3 yıl önce

Türkiye İş Kurumu (İş-Kur), Türkiye'de istihdamın artmasını sağlamak amacı ile kurulmuş ilk resmî insan kaynakları yönlendirme devlet k

Türkiye İş Kurumu, Kuruluş, Kurum, Taslak, Türkiye
Bilmece
2 yıl önce

BİLMECE Alm. Raetsel, Fr. Devinette, İng. Riddle, puzzle, enigma. Maddi olsun manevi olsun, varlıkların belirli özellikleri söylenerek soru hali

Bilmece, Anagram, Mantık, Matematik, Rubik Küpü, Soma küpü, Sudoku, Mektup oyunu, Matematik oyunu, Bilmece başlıkları lisetesi, Whodunit
Nesnellik
1 yıl önce

Nesnellik, yaygın olarak her tür öznel etki ve öğelerden bağımsız olabilme durumunu ifade etmek icin kullanılan bir terimdir. Nesnel bilginin

Nesnellik, 17. yüzyıl felsefesi, 18. yüzyıl felsefesi, 19. yüzyıl felsefesi, 20. yüzyıl felsefesi, Almanca, Analitik felsefe, Antik Çağ felsefesi, Aydınlanma Çağı, Batı felsefesi, Bedia Akarsu
Vanilya
3 yıl önce

Vanilya Familyası: Salepgiller (archidaceae), Türkiye'de yetiştiği yerler: Türkiye'de bulunmaz. Birçok tropikal ülkelerde yetiştirilen, tı

Vanilya, Antiller, Bilimsel sınıflandırma, Binominal nomenklatür, Bitki, Java Adası, Liliopsida, Madagaskar, Magnoliophyta, Mayalanma, Meksika
Oksijenli su
2 yıl önce

1818'de Thenard tarafından bulunan oksijenli su, hidrojen peroksitin H2O2 sulu çözeltisidir. Saf hidrojen peroksit, 1,46 yoğunluğunda, nitrik asi

Yelken
2 yıl önce

Yelken, rüzgâr gücünden yararlanarak geniş yüzey oluşturacak biçimde yan yana dikilen ve teknenin direğine uygun biçimde takılarak onu hare

Yelken, Geniş Apaz, Apaz, Pupa, Rüzgâr, Flok, Dar Apaz, Orsa, Olimpiyatlar, 1896, Türkiye Yelken Federasyonu
SELAMİ
3 yıl önce

Selami, Türkçe'de kullanılan bir erkek adıdır.

Yelkenli
2 yıl önce

Yelkenli Rüzgar gücünden faydalanıp yol almak üzere direklerine kalın bez gerilen su aracı, gemi. Gerilen beze yelken adı verilir. İnsanlar b

Yelkenli, Akarsu, Deniz, Ege Denizi, Gulet, Göl, Salma, Taslak, Yelken, Tırhandil, Denizcilik
İçgüdü
1 yıl önce

Modası geçmiş olan bu kavram, bugün yalnızca yüzeysel bir anlamda kullanılmaktadır. Birbirleriyle aralarında korelasyon olmayan birkaç davra

Misyonerlik
1 yıl önce

Latince missio teriminden gelmekte olan “misyon”, sözlük anlamı itibarıyla görev, yetki, bundan türetilmiş olan misyoner terimi ise “gör

Misyonerlik, Bizans İmparatorluğu, Din, Latince, Mevlana, Musevilik, Orta Çağ, Osmanlı İmparatorluğu, Pavlus, Said Nursİ®, Sihizm
...

Görüşler

Bu konuda henüz görüş yok.
Görüş/mesaj gerekli.
Markdown kullanılabilir.