Sessiz Ev: Tema, İzlek Ve Simgeler

kaynaksız

kaynaksız özgün araştırma Orhan Pamuk`un Sessiz Ev romanındaki tema, izlek ve simgeler belli başlıklar altında bir araya getirilebilir.

Tema, izlek ve simge terimlerinin tanımlanması

Zaman sorunsalı

Orhan Pamuk sanatının en yetkin yönlerinden biri, zaman üzerine (sanatsal) düşünmedir. Bu düşünme çok boyutludur: Hem bireysel, varoluşsal sorgulamaları içerir (sözgelimi, Büyükhanım`ın zaman-mekan, nesneler (nesnelerin durağanlığı / devinimsizliği ile canlı yaşamın devingenliği üzerine düşünceleri); hem hemen her çehresiyle tarihsel, siyasal, toplumsal, kültürel vb. yönler üzerine sürekli bir sorgulama niteliğini taşır.

Siyaset sorunsalı

İttihatçılar ile İttihatçı olmayanlar, komünistler ile faşistler gibi somut belirlenimlerinin ötesinde, siyaset Doktor Selahattin`in İstanbul`u terk etmek zorunda kalmasından Nilgün`ün ölümüne, gündelik yaşamı doğrudan etkiler.

Nesneler

Nesnelerin, özellikle nesneleri karakterlerin algılama biçimlerinin romanda özel bir yeri vardır. Sözgelimi, Büyükhanım, Doktor Selahattin ve Faruk, nesnelerden yola çıkarak bambaşka sonuçlara varır, çıkarsamalarda bulunurlar.

Merkez / periferi (İstanbul / Cennethisar) ilişkisi

Simgesel / alegorik ``şeyler``

Aşağıda sıralananların romanda birer simge (ya da alegori) işlevi üstlendiği söylenebilir: " target="_blank"> marka otomobil.]
  • Beyaz Anadol
    • 3. Bölüm (Anlatıcı Metin): Sonra yokuşu çıkan o beyaz Anadol`u gördüm. (s 36)
    • 4. Bölüm (Anlatıcı Faruk): Anadol zorlanarak yokuşu çıkarken sordum. (s. 38)
    • 5. Bölüm (Anlatıcı Metin): Faruk`un ve Nilgün`ün bavullarını yukarı çıkardıktan sonra, soyundum, mayomu ve yazlık elbiselerimi giydim, dolu cüzdanımı aldım, aşağı indim, eski ve çürük Anadol`a binip gittim. (s. 46)
    • 15. Bölüm (Anlatıcı Metin):
      • Fikret, frene basmadı, yan yola daldı, bütün hızıyla bir Anadol`un üstüne doğru gitti, Anadol, son anda kendini yolun kenarına atınca kazadan kurtulduk. (s. 133)
      • Anadol zavallıların arabasıdır! (s. 133)
      • Sonra içinde gülünç ve ihtiyar bir karı kocanın oturduğu bir Anadol`u sıkıştırmaya karar verdiler, ama az sonra caydılar. (s. 138)
  • cırcır böcekleri: Roman boyunca sürekli olarak vurgulanan motiflerden biri. Genellikle sessizliği bölen tek ses gibi verilir.
  • panjurlar: Romanda baştan sona yer alan bir motif. Özellikle sessiz evde panjur açma-kapama yoluyla, iç dünya-dış dünya karşıtlığı kurulur.
  • para, zenginlik: Özellikle Metin ile Hasan`ın hem imgeleminde, hem gerçek yaşamında geniş yer tutan kavramlar.
    • Metin`in zengin çocuklarına özel ders vererek kazandığı 14 bin lira ve bu paraya verdiği önem. Cennethisar`daki evin yıktırılıp yerine apartman yaptırılmasını istemesi.
    • Hasan`ın parasızlığı: Annesinden, amcası Recep`ten para istemesi. Serdar ve Mustafa`yla birlikte Metin`in parasını “çaldıklarında” aklından parayla ilgili geçenler.
    • Gerek Hasan`ın, gerek Metin`in zenginlerle ilgili düşünceleri ve düşmanca tutumları. Ayrıca, Metin`in birlikte olduğu arkadaşlarının, özellikle Fikret`in zenginliğinin vurgulanması: Alfa Romeo, müzik seti, vb.
`nin yakın tarihli bir baskısı. ``Sessiz Ev```in Nilgün`ü bir "Cumhuriyet okuru"dur. Romanın geçtiği dönemde bunun gazete okurluğu ötesinde güçlü siyasal imaları vardır.]
  • Cumhuriyet Gazetesi: Türk siyasal tarihinin yakın geçmişinde ``Cumhuriyet Gazetesi`` önemli bir simgesel-ideolojik değer edinmiş; sağ-sol kutuplaşmasında solun temel göstergelerinden biri haline gelmişti (benzeri bir işlevi, aynı dönemde sağ ideoloji açısından ``Tercüman Gazetesi```nin üstlendiği söylenebilir). ``Sessiz Ev``, 12 Eylül 1980 darbesine çok yakın bir zaman diliminde geçtiği için, bu "gerçek" gerginliği olduğu gibi kurmaca dünyaya taşır. Nilgün`ün her gün düzenli olarak ``Cumhuriyet Gazetesi`` alması bir bakıma trajik sonunu belirler; Orhan Pamuk`un geniş ölçekli, toplumsal bir gerçekliği, bir kişinin yazgısını odağa alarak yoğunlaştırmasının, alegorikleştirmesinin tipik bir örneğidir bu.
  • çakal: Ülkücü arkadaşlarının Hasan için kullandıkları söz.
  • sessizlik / gürültü
  • karanlık: Özellikle Cennethisar`dakilerle bağlantılı bir motif.
  • şiddet (özellikle, cinsel şiddet): Şiddet, cinsellikle ilgili olarak kendini gösterir. Ama bunun dışında da şiddet unsurları vardır. Sözgelimi, kahvedekilerin Recep`in cüceliğiyle alay etmeleri. Şiddet en güçlü biçimde ülkücü gençlerin birbirleriyle ve başkalarıyla olan ilişkilerinde ortaya çıkar: Özellikle Hasan`a karşı ezici tutum. Metin`in parasını gasp etme. Dükkanlardan haraç alma. Keza, Metin ve arkadaşlarının ilişkilerinde de şiddet hüküm sürer. Deniz motoruyla adaya gidildiğinde, havlayan köpeklere karşı tutum bunu gösterir. Ayrıca, arabayla hız yapmalar ve başka arabaları sıkıştırmalar aynı şiddetin başka görünümleridir.
  • skopofili: Biraz da bilinç akışı tekniğinin zorlamasıyla, romanda hep bir gözleme, seyretme, gözetleme durumuyla karşılaşırız. Ama skopofili, bunun da ötesinde, şiddet yoluyla insanları gözetleme, onları birer cinsel nesneye dönüştürme potansiyelini taşır. Yer yer bu potansiyel, özel mekanlara girerek (sözgelimi, Hasan`ın sessiz eve, evdeki odalara kadar girmesi) eyleme / şiddete dönüşür. Skofili sürekli olarak bir şiddeti içerir, her an patlamaya hazır bir yük taşır: Bunun en uç örneği, Hasan`ın Nilgün`ü dövmesidir.


İlgili maddeler



Orhan Pamuk

Kaynaklar

Vikipedi

İlgili konuları ara


Görüşler

Bu konuda henüz görüş yazılmamış.
Gürüş/yorum alanı gerekli.
Markdown kodları kullanılabilir.