Nasuh Paşa Antlaşması

Nasuh Paşa Antlaşması 20 Kasım 1612 tarihinde Osmanlı Devletiyle Safevi hanedanın yönettiği İran arasında imzalanmış bir antlaşmadır. Şah Tahmasb'ın ölümüyle başlayan İran seferleri sonunda sadrazam Nasuh Paşa tarafından imzalanan antlaşma.Osmanlı-İran Savaşı'nın ilk safhası 21 Mart 1590'da İstanbul'da imzalanan antlaşma ile son bulmuştu.

Bu makalenin ilgili olduğu konu başlıkları: nasuh paşa antlaşması, nasuh paşa antlaşması
Nasuh Paşa Antlaşması 20 Kasım 1612 tarihinde Osmanlı Devletiyle Safevi hanedanın yönettiği İran arasında imzalanmış bir antlaşmadır. Şah Tahmasb'ın ölümüyle başlayan İran seferleri sonunda sadrazam Nasuh Paşa tarafından imzalanan antlaşma.

Osmanlı-İran Savaşı'nın ilk safhası 21 Mart 1590'da İstanbul'da imzalanan antlaşma ile son bulmuştu. Bu antlaşma ile Tebriz şehri ile Azerbaycan'ın Tebriz mıntıkası, Karabağ, Gence, Kars, Tiflis, Şehrizor, Nihavend, Luristan Osmanlılarda kaldı. Ayrıca İran uleması tarafından ilk üç İslam halifesi Ebubekir, Ömer, Osman ile Hz. Peygamber'in hanımı Hz. Ayşe'ye küfür edilmemesine İran şahı tarafından söz verilmiştir. 1603'de İran şahı Şah Abbas'ın Tebriz beylerbeyinin ayaklanmasına yardım etmesiyle İran savaşlarının ikinci safhası açıldı. Kuyucu Murad Paşa, Anadolu'daki Celalileri temizledikten sonra İran üzerine yürümüş ve Şah'a barış teklif etmiştir. İran şahı Amasya Antlaşması esasları üzerinde bir barış kabul ederek, İstanbul Antlaşması'yla (1590) Osmanlılara terk ettiği, ancak şimdi geri aldığı yerleri iade etmeyeceğini bildirmiştir (Tebriz, Revan, Şirvan).

Kuyucu Murad Paşa'nın yerine sadrazam olan Nasuh Paşa, Şah'ın teklifini kabul ederek barış yapmıştır. Antlaşmayı imzalamak için İstanbul'a Kadıhan adlı bir İran elçisi gelmiştir.

Bu antlaşmaya göre İran Şahı, İstanbul Antlaşması ile elinden çıkan fakat tekrar eline geçen yerler karşılığında her sene iki yüz yük ipek vermeyi kabul etmiştir. İkinci İstanbul Antlaşması diye de anılan antlaşma, İran Savaşı'nın dokuz yıl süren ikinci safhasını Osmanlıların aleyhine bitirmiştir. Bu antlaşmanın hükmü üç yıl sürmüş ve adeta bir mütareke halini almıştır. Çünkü Şah Abbas her sene ödemeyi taahhüd etmiş olduğu ipeği ödememiştir. Ayrıca elçilikle İran Şahı'na antlaşmayı götürmüş olan divan-ı hümayun çavuşlarından İncili Mustafa Çavuş'tan, iki yıldan beri bir haber alınmamış olduğundan, Sultan Ahmed, Nasuh Paşa'nın ısrarıyla imzaladığı antlaşmayı bozmuş ve 1615'de İran seferinin üçüncü safhası başlamıştır.

Antlaşmanın bazı şartları şunlardır:

  1. Safeviler her yıl Osmanlı Padişahı’na iki yüz yük ipek haraç vereceklerdir.
  2. Kanuni Sultan Süleyman zamanında Osmanlı Devleti ile Safevi Devleti arasında Amasya Barış Antlaşması (1555) ile belirlenen sınırlar geçerli olacaktır.
  3. Osmanlı egemenliği altındaki yerler Osmanlılar’da kalacaktır.
  4. Şehrizor eyaletini istila eden Hilev Han’a ve Seyyid Mübarek’e Safeviler tarafından yardım edilmeyecek
  5. Şemhal ve Dağıstan üzerinde Osmanlı egemenliği devam edecek.
  6. Osmanlıların, Ruslara karşı yapacakları her hangi bir seferde Safeviler, Osmanlılara yardım edecekler, engel olmayacaklardır.
  7. İranlı Hacılar, Bağdat ve Basra yoluyla değil Halep-Şam üzerinden hacca gidip geleceklerdir.
  8. Kanuni Sultan Süleyman zamanında belirlenen sınırlar çerçevesinde, Osmanlı-Safevi sınırlarını belirlemek için Osmanlı tarafını Bağdat Beylerbeyi Mahmut Paşa ve Van Beylerbeyi Mehmet Paşa temsil edecekler.


Nasuh Paşa Antlaşması 3 yıl kadar yürürlükte kaldıktan sonra Osmanlılarla Safevilerin arası tekrar bozuldu. Şah I. Abbas antlaşma gereği olarak gönderilmesi gereken 2 yüz yük ipeği göndermekte direndi. Yapılan savaşlar ve sürtüşmeler sonucu ancak 1618 yılındaki Serav Antlaşmasıyla barış tekrar sağlandı.

Kaynakça

http://host.nigde.edu.tr/~remzikilic/yayinlar/NASUHPAsABARisANTLAsLMASI.html Osmanlılar ile Safeviler Arasında Nasuh Paşa (1612) ve Serav (1618) Antlaşmaları], Doç. Dr. Remzi Kılıç, Niğde Üniversitesi, 10 Aralık 2002.

Görüşler

Bu konuda henüz görüş yok.
Görüş/mesaj gerekli.
Markdown kullanılabilir.

Okuma Önerileri

Paşa
2 yıl önce

Paşa, Osmanlı Devleti zamanında yüksek sivil memurlara ve albaydan üstün rütbede bulunan askerlere verilen unvan.

Salih Reis (Paşa)
3 yıl önce

Salih Reis (Paşa) büyük Osmanlı amirallerinden. Doğum târihi kesin olarak bilinmemekle beraber, Çanakkale veya Edremit yakınlarındaki Kazdağ

Paşa, Şişli
3 yıl önce

Paşa, İstanbul'un Şişli ilçesinde, Feriköy Mezarlığı'nın kuzeyinde, Piyalepaşa Bulvarı'nın doğusunda mahalle.

Osmanlı İmparatorluğu
1 yıl önce

Osmanlı Devleti, 13. yüzyıl sonlarından 20. yüzyılın ilk çeyreğine değin varlığını sürdüren Türk devleti. Anadolu'da kurulmuş, sın

Osmanlı Devleti, Saltanat, Osmanlı'da ıslahat hareketleri, Islahat Fermanı, Tanzimat, Sultan Abdülhamit, Fatih Sultan Mehmet, Kanuni Sultan Süleyman, Osmanlı Beyliği, Anadolu, Osmanlıca, İstanbul, Padişah, Hilafet, Halife, Osmanlı Sultanları, Edirne, Bursa, Beylik, Osmanlı Ordusu, Sadrazam, Saray, Topkapı Sarayı, Dolmabahçe Sarayı, Süleymaniye Cami, Türkler, Atatürk, Türkiye Cumhuriyeti, Birinci Dünya Savaşı
Liste - Osmanlı Vezirleri
3 yıl önce

I. OsmanOrhan Gazi Alaüddin Paşa (İlk sadrazam) Gündüz Alp (İnönü Beyi) Hasan Alp (Yarhisar Beyi) Turgut Alp (İnegöl Beyi) Konur Alp A

Osmanlı Hariciye Nazırlığı
1 yıl önce

Hariciye Nazırlığı ya da Hariciye Nezareti Son dönem Osmanlı Hükümetlerinde devletin dış siyasetini yürütmekle görevli, günümüzdeki D

Silahdar Ali Paşa
3 yıl önce

Silahdar Ali Paşa (1667 - 1716) Silahdar Ali Paşa, 1667'de Sölöz'de doğdu. Sirke Osman Paşa'nın aracılığı ile saraya girdi. Enderun'da

İbrahim Paşa
3 yıl önce

İbrahim Paşa, 1789'da Kavala'da doğdu. Babası Kavalalı Mehmed Ali Paşa'dır. Babası Mısır'da yarı bağımsız bir idare kurduğu sırada İb

ݝbrahim Paşa, ݝbrahim Paşa
Paşa paşa
3 yıl önce

Celaliler
2 yıl önce

Celaliler Anadolu’da; siyasi, askeri, idari, iktisadi ve sosyal sebeplere dayanarak İran desteğindeki Şii propagandacılar tarafından çıkarıl