Soru Cevap

Madde Nedir?

AnonimSoru: Madde Nedir?

madde hakkında bilgi
Bu soru 5 ay, 8 gün önce Misafir tarafından soruldu.

Etiketler: etiket yok

Bu soru için toplam 4 cevap yazılmış. Tüm cevaplar aşağıda yer almaktadır.

Cevap yazabilmek için site üyesi olmalısınız. Üye değilseniz, sayfa altındaki yorum formunu kullanarak bu soru ile ilgili yorum yazabilirsiniz. Türkçe Bilgi üyesi iseniz lütfen oturum açınız.
Toplam: 4 cevap var.
Sorunun Cevapları
Cevap 1
Oylama
Misafir #66110 Bu cevap Misafir tarafından 5 ay, 8 gün önce gönderildi.

Madde; kütlesi, hacmi ve eylemsizliği olan her şeydir. Maddenin aynı zamanda kütlesi hacmi vardır. Maddenin üç fiziksel hali vardır:

1. Katı: Maddenin belirli bir şekle ve hacme sahip en düzenli halidir. Örnek; demir, Tahta, Buz birer katı örneğidir.

2. Sıvı: Sıvı maddenin belirli bir hacmi vardır, ancak belirli bir şekli yoktur. Sıvıyı oluşturan tanecikler arasında az da olsa boşluk bulunur. Örnek: Su, benzin, alkol

3. Gaz: Maddenin sıvı hal gibi belirli bir şekli yoktur. Bir gazın hacmi bulunduğu kabın hacmine eşittir. Gazların hacimleri basınç ve sıcaklıklarına bağlı olarak değişir. Hava, Karbondioksit, oksijen birer gazdır.

Madde'nin ortak özellikleri:

Kütle: Madde miktarı ile büyüklüktür. Kütlenin SI'daki birimini kilogram(kg) dır. Ancak kg'ın binde biri olan gram (g)'da kullanır.

Hacim: Bir maddenin atmosferde kapladığı yerdir. Hacim'in birimi metre küp (m3) olarak kullanırız. Günlük hayata ve deneylerde litre (L)olarak kullanırız.

Maddenin ayırt edici özellikleri

Özkütle: maddenin kütlesine ve hacmine baglıdır

Erime Noktası: Bir maddenin katı haleden sıvı hale geçmesidir.Sıvılar için ayırt edicidir.

Donma Noktası: Bir maddenin sıvı halden katı hale geçmesidir. Sıvılar için ayırt edicidir.

Kaynama Noktası: Bir maddenin sıvı halden gaz haline geçmesidir. Sıvılar için ayırt edicidir.

Yoğunlaşma Noktası: Bir maddenin gaz halinden sıvı hale geçmesidir. Gazlar için ayırt edicidir.

Süblinleşme: Bir maddenin katı halden gaz haline geçmesidir.Katılar için ayırt edici özelliktir.

Sizce bu cevap faydalı mı? Faydalı Faydasız Bu cevabı 211 kişi faydalı buldu.(69 faydasız)
Cevap 2
Oylama
Misafir #73293 Bu cevap özgür tarafından 4 ay, 26 gün önce gönderildi.

Madde; boşlukta yer kaplayan (hacim), kütlesi olan tanecikli yapılara denir Kendi çapında saf madde ve saf olmayan madde (karışım) olarak ikiye ayırdığı zaman saf maddeleri elementler ve bileşikler oluşturur. Saf maddenin belirli özellikleri vardır ve bu özellikleri hiç değişmez. Tam saf madde yok gibidir. Bir madde içinde bulunan yabancı maddeler, kimya usulleri ile anlaşılmayacak kadar az olunca, bu maddeye, saf denir. Saf süt demek, kimya bakımından doğru bir söz değildir. Çünkü süt belli özellikler taşıyan tek bir madde değildir.

Sizce bu cevap faydalı mı? Faydalı Faydasız Bu cevabı 110 kişi faydalı buldu.(52 faydasız)
Cevap 3
Oylama
Misafir #74509 Bu cevap 5N1KE tarafından 1 ay, 1 gün önce gönderildi.

Hacmi ve kütlesi olan herşeye madde denir. Maddeleri duyu organlarımıza algılarız. MAddeleri nitelerken; acı-tatlı, sert-yumuşan gibi özelliklerini söyleriz. Mesala cam ışığı geçirdiği için saydam deriz, tahta ışığı geçirmediği için opak deriz. Günlük hayatımızda karşılaştığımız cisimleri kuallanım alanlarına göre 3 grıba ayırabiliriz. Bunlar: Cisim, Eşya, Alet.

Maddenin özellikleri ise iki başlık altında incelenebilir. Bunlar hacim ve kütledir.

Hacim nedir?

Hacim, maddelerin uzayda kapladıkları yere denir.

Sıvıların Hacimlerinin Ölçülmesi:

Sıvı maddelerin hacimlerini dereceli silindir ya da litre ile ölçeriz.

Katıların Hacimlerinin Ölçülmesi:

Katıların hacimleri sıvılar gibi dereceli silindirle ölçülemez. Çünkü katı maddelerin tanecikleri arasında hava vardır. Önce dereceli kaba su konur ve suyun hacmi ölçülerek yazılır. Sonra cisim suyun içine atılır. Bu durumda suyun seviyesi artar ve yükselir. Yükselen su seviyesi cismin hacmini verir.

Kütle nedir?

Madde miktarına kütle denir. Kütle birimi kilogram ya da gram'dır. Başka ağırlık birimleride vardır.

Kütle nasıl ölçülür?

Katıların kütlesi:

Katıların kütlesi "terazi" adı verilen aletler ile ölçülür. Eskiden terazilerin iki tane kefesi vardı. u kefelerden irinin içine kütlesi ökçülecek madde konurken, diğer kefeye ağırlıkları belli olan cisimler konurdur. İki kefede aynı olan hizaya gelinceye kadar diğer kefeye ağırlık konmaya devam edilirdi. Kefeler dengelendiğinde ağırlıklar toplanır, öylece tartılan cismin kütlesi bulunmuş olurdu. Günümüzde ise elektronik tartılar en hassas şekilde katı cisimleri kütleleri yani ağırlıklarını ölçmektedir.

Sıvıların kütlesi:

Önce boş kabın kütlesi ölçülür. Ayrıca boş kabın kütlesine dara denir. Sonra sıvı konur ve tekrar tartılır. Sıvı ve kabın toplam kütlesine brüt kütle denir. Son olarak brüt kütleden dara çıkartılır bunada net kütle adı verilir.

Gazların kütlesi:

Önce havası alınmış boş kabın; bu balon yada top da olabilir, kütlesi ölçülür. Ayrıca boş balonun kütlesine dara denir. Sonra balon şişirilir ve tekrar tartılır. Hava ve balonun toplam kütlesine brüt kütle denir. Son olarak brüt kütleden dara çıkartılarak sonuç elde edilir. Bu sonuca net kütle denir.

Doğada maddeler üç halde bulunurlar bunlar;

- Katı maddeler: Taş, tahta, demir gibi sert ve akışkan olmayan maddelere katı madde denir. Bu maddeler; akışkan özelliğine sahip değillerdir, belli şekilleri vardı ve şekil verilebilir yani şekillendirilebilirler.

- Sıvı maddeler: Su, zeytinyağı gibi akışkan olan maddelere sıvı madde denir. Sıvı maddeler katı maddelerin aksine; akışkandırlar, belli şekilleri yoktur ve bulundukları kabın şeklini alırlar ve ayrıca biçimlendirilemezler.

- Gaz maddeler: Hava gibi yani uçucu özelliğe sahip maddeler gaz maddeler olarak adlandırılırlar. Oksijen, karbondioksit, vd.

Gaz maddelerin özellikleri:

  • Gazlar bulundukları kabı tamamen doldururlar. Balonun şişirilmesiyle her yerinin hava ile doldurulması gibi.

  • Gazların belli şekilleri yoktur. Tekerlek şişirildiğinde tekerleğin içindeki hava tekerleğin şeklini alması gibi.

  • Gaz maddeler akışkan özelliğe sahiptirler. Şişirilen balonun herhangibir yerinden sıkıldığında içindeki hava balonun diğer bir tarafına akar ve orada yoğunluk oluşturarak şirir.

  • Gaz maddeler bulundukları ortamda hızla yayılır. Üstümüze sıktığımız bir parfümün başka bir oda yada ortamda hissedilip kokması gibi.

    Sizce bu cevap faydalı mı? Faydalı Faydasız Bu cevabı 22 kişi faydalı buldu.(12 faydasız)
  • Cevap 4
    Oylama
    Misafir #74703 Bu cevap Saruman tarafından 1 ay, 19 gün önce gönderildi.

    İşlenmemiş maddelerin doğal haline ham madde denir. Kendiliğinden, bir dış zorlama olmadan ve insan eliyle yapılmamış maddeler doğaldır. Taş, yün, toprak, odun, sebze, hava, su, meyve ve tahıllar, doğada bulunan maddelerdir. Doğal madde olarak adlandırılan bu maddeler, çeşitli ürünleri elde ederken ham madde olarak kullanılır. Koyunların kırkılmasından elde edilen yün, doğal bir ham maddedir. Zeytin de işlenebilen bir maddedir. Zeytin; kahvaltılık zeytin, zeytinyağı ve zeytin ezmesi elde edilirken ham madde olarak kullanılır.

    Sizce bu cevap faydalı mı? Faydalı Faydasız Bu cevabı 2 kişi faydalı buldu.(7 faydasız)
    Görüşlerinizin anında yayınlanabilmesi için Türkçe Bilgi'ye oturum açmalı yada üye olmalısınız. Diğer yorumlar onaylandıktan sonra yayınlanır.

    İlgili Yorumlar  

    Bu Yorumu Rapor Et

    1 ay, 25 gün önce Madde boşlukta yer kaplayan bir kütlesi ve hacmi olan herşeydir. Örneğin masa, sandalye birer maddedir.

    buket

    buket yorumu

    Bu Yorumu Rapor Et

    1 ay, 27 gün önce Uzayda yer kaplayan hacmi ve kütlesi olan her varlığa madde diyoruz.

    yorumu

    Bu Yorumu Rapor Et

    1 ay, 0 gün önce III. MADDE VE HAREKET

    Madde ile hareket arasındaki ilişkiler sorunu, idealizm ile materyalizmin sınırlarını kesin olarak saptamak sorunudur.

    Nitekim, idealizme göre hareket, dinamizm, etkinlik, yaratıcı güç, yalnızca ruha aittir. Madde, süreduran, edilgin, kendine özgü bir biçimden yoksun bir yığın olarak temsil edilmiştir. Maddenin bir şekil alması için Ruhun damgasını taşıması, Ruh tarafından canlandırılması gerekir. Onun için idealist görüşe göre, madde, kendiliğinden hiçbir şey üretemez; ve madde, hareket halinde olduğu zaman, bu hareket ona başka yerden, tanrıdan, Ruhtan gelmektedir.

    Maddeyi hareketten ayırmak, metafizik düşüncenin ayırdedici bir çizgisidir. Şunu da kaydedelim ki, bu, yani madde ile hareketi ayırma, bilimlerin başlangıcında, durgunluk halindeki (elbette ki yalnızca görünüşte durgunluk halindeki) maddenin, değişme halindeki maddeye göre daha kolaylıkla incelenebildiği ölçüde kaçınılmaz bir yöntemdir.

    Çağdaş bilimlerin hızla ilerleyişi sırasında bile, hareketin maddeye, zamanların başlangıcında bizzat tanrı tarafından verildiği fikri üzerinde ısrar ediliyordu. Bunun gibi gök cisimlerinin hareketleri bilimini geliştiren Newton, evreni, mükemmel bir şekilde ayarlanmış çarkları olan muazzam bir saat gibi tasarımladı ve oluşturduğu dünyanin bilimsel tablosunu, bu koskoca makineyi harekete getirmek için bir başlangıç vuruşunun, bir "tanrısal fiske"nin gerekmiş olduğu fikriyle açıkladı.

    Bunun için, azçok tamamlanmış bir hale gelen ilk bilim, yani katı cisimlerin, gök ve yeryüzü cisimlerinin uzayda bir yerden başka bir yere gitmelerinin (ya da yer değiştirmelerinin) bilimi, yerçekimi bilimi, mekanik oldu. İlk yaklaşık tahminle, mekanikte, yer değiştirmekte olan cismin niceliğinin, onun yer değiştirme hızından bağımsız olduğu varsayılabilir. Öyle görünüyor ki, buradan, madde ve hareketin, kütle ve enerjinin birbirinden farkli iki gerçek oldukları yolundaki (sayfa 174) metafizik bir doğrulaması çıkıyor.

    Materyalizme göre, tersine, hareket, maddenin temel özelliğidir, madde harekettir. Daha Demokritos, atomları, dünyanın öğelerini, başı ve sonu olmayan bir hareketle canlandırılmış olarak tasarımlıyordu. Bu fikirler, Rönesansı etkilediler. Galilei, 17. yüzyılın başlarında, cisimlerin düşüşünü bilimsel olarak inceledi. Matematik bilimlerin gelişmesi, düşmekte olan bir cismin hareketinin ilk kez olarak doyurucu bir biçimde açıklanmasına olanak sağladı. Bilimlerdeki ilerleme, materyalizmi ilerletiyordu, ve aralarında Descartes'in da bulunduğu filozoflar, doğada her şeyin, cisimlerin mekanik hareket yasalarının işleyişiyle açıklandığı fikrine vardılar. Böylece katı mekanik bir gerekircilik (déterminisme), durmak bilmez bir çarklar sistemi, tanrısal zekanın gizemli eyleminin yerini alıyordu.

    Dinsel idealizmin çeşitli biçimlerine oranla büyük bir ilerleme olan 18. yüzyıl Fransız materyalizmi, böyle açıklanır. Bununla birlikte bilimlerin gelişme özelliklerinden dolayı bu materyalizm eksikti. En başta �az önce gördüğümüz gibi� ulaşmış olduğu gelişme noktasında, mekanik, mekanik hareketin "zamanların başlangıcında" maddeye geçirilmiş olduğunun varsayılmasına izin veriyordu, bu da, dinsel idealizmin saldırganca geri dönüşüne açık kapı bırakır. Buna karşın Diderot gibi en güçlü düşünürler, hareketin, maddenin ondan ayrılmaz bir şekilde içinde bulunan bir özelliği olduğu fikrini parlak bir şekilde savundular.

    Yalnız burada, tarihsel bir olguyu hesaba katmak gerekir: ancak basit yer değiştirmenin ya da bir yerden bir yere gitmenin yasaları bilimsel olarak tanınıyordu. Maddenin öteki hareket biçimleri henüz yasalarını açığa vurmamışlardı: kimya, termodinamik, biyoloji yoktu. Ya da daha çok bilimlerin inceledikleri bütün olaylar, mekanik nedenlerle açıklanmaya çalışılıyordu. Maddenin hareketinin çeşitli biçimlerinin özgül niteliği bilinmediği için, yanlış yolda yürünüyordu. Bu çağın materyalizmine verilen mekanist materyalizm adı da bundan ileri gelir. Engels, bunun, (sayfa 175) marksizm-öncesi materyalizmin başlıca kısırlıklarından biri olduğunu belirtir.

    Onun için bu marksizm-öncesi materyalizm, maddenin hareketinin üst biçimlerini, yani yaşamı, düşünceyi inandırıcı bir şekilde açıklayamıyordu. Örneğin, dekartçılar, hayvanlarda, ruhtan eser bulunmadığını kabul ediyorlar ve bundan da, onların, makinelerle karşılaştırılabilecekleri sonucunu çıkarıyorlardı; ve onları taklit etmek üzere otomatlar, robotlar yapmaya koyuldular, ama şurası besbelli ki, bir yerden bir yere gitme hareketleri bir yana, canlı organizma, ne kadar yetkinleştirilmiş olursa olsun, bir makineyle benzeşmez, ve yaşamın bütün işlevlerini yerine getiren �dendiğine göre� Vaucanson'un ünlü ördeği, gene de bu işlevlerden birini, yani yeniden üretim işlevini yerine getirmekten geri kalıyordu. İşte böyle mekanist materyalizm gerçeğin orasını burasını budar. Ensonu, insanı, madde üzerinde etkisi bulunmayan, güçsüz ve onun için de özgürlüğü olmayan, doğanın edilgin bir ürünü yapar.

    İdealizm, materyalizme karşı saldırılarında, durmadan, kendisine büyük fırsatlar veren mekanist materyalizme başvurur; gerçeğin, mekanist materyalizmin sakatladığı yönlerini kolaylıkla ortaya koyar. "İnsanı bir makineye benzeten, insanı bir robot yapan materyalizm" vb. üstüne bir sürü nakarat bundan ileri gelir.

    Isı, elektrik, manyetizm, kimyasal süreçler, yaşam gibi maddi hareketin başka biçimlerinin ineelenmesine girişildiğinde de idealizm, kendini yenilmiş saymadı. Daima maddenin hareketsiz olduğu fikrinden hareket ederek, tanrının, maddeyi "kuvvetler"le, elektrik kuvvetiyle, manyetik kuvvetle, kimyasal ilgi kuvvetiyle, yaşamsal ilkeyle, ensonu ruh ilkesiyle bezediğini ve maddenin bunları yaratamayacağını ileri sürdü. Bu, diğerleri arasında İngiliz fizikçisi Joule'un da (1818-1882) görüşüydü.

    Yalnız diyalektik materyalizm, maddenin hareketinin özgül biçimlerinin sözkonusu olduğunu göstererek, maddenin yalnız mekanik harekete değil, gerçek değişikliklere ve nitel (sayfa 176) dönüşümlere yetenekli olduğunu, ensonu maddenin, şeylerin kendi bağrındaki çelişkilerin varlığında yatan bir iç dinamizme, bir etkinliğe, bir yaratıcı güce sahip olduğunu göstererek bu olaylara doyurucu bir açıklama getirebildi.

    Diyalektiği incelerken, bilimlerin her noktada doğruladığı, maddenin hareketle ilgili diyalektik anlayışını nitelendirmiştik. Bu nedenle Stalin, adı geçen metinde, evrenin çeşitli olaylarının maddiliğinin, ancak bu olayların yasalarının diyalektik yöntemle düzenlenmiş olması halinde bilimsel clarak kavranabileceklerini kesin olarak ortaya koyar. Yoksa bütün bilim, idealist bir müdahaleye açık kapı bırakır.

    Doğanın diyalektiğini apaçık gösteren, mekanist materyalizmin kesin olarak aşılmasını ve diyalektik materyalizmin kurulmasını sağlayan, üç büyük bilimsel buluş olmuştur;

    a) nitel değişiklik fikrini yaratan ve çeşitli fizik "kuvvetler"i, maddenin hareketinin yönleri olarak ortaya koyan enerjinin dönüşümünün bulunması;

    b) canlı organizmanın yapısının sırrını açıklayan, kimyasaldan biyolojik olana geçişin sezilmesine ve canlı varlığın gelişmesinin anlaşılmasına olanak sağlayan canlı hücrenin bulunuşu;

    c) çeşitli türler arasındaki metafizik engeli, insanla doğanın geri kalan bölümü arasındaki engeli yıkan, canlı türlerin evriminin bulunması ve insan toplumları da içinde olmak üzere, bütün evreni, doğal tarih süreci olarak, tarihsel bir gelişmeye bağlanmış madde olarak ortaya koyan, genel olarak evrim teorisinin bulunması.

    Bununla birlikte, bu buluşların bütün önemini, bütün kapsamını farkedebilmek için diyalektik yönteme derinlemesine sahip olmak gerekiyordu. Marx'la Engels'in dehası gerekiyordu.

    Onun için, ancak diyalektik materyalizm, yaşam gibi, düşünce gibi üstün olayların, onların kendilerine özgü niteliklerinden hiçbir şeyi kaybettirmeden, hiçbir "yaşamsal" ya da "ruhsal ilkenin" yardımına başvurmaksızın doğal açıklamasını (sayfa 177) gerçekten yapabilecek güçtedir. Bu açıklamanın ayrıntısını nerede aramalı? Bunu yanıtlamak elbette ki, bilime; ileri doğru gidişi diyalektik materyalizmin ilkeleriyle aydınlanan bilime, Miçurin ve Lisenko'nun, Olga, Lepeşinskaya'nın, Seçenov'un, Pavlov'un ve onların öğretililerinin bilimine düşer.

    Diyalektik materyalizm, bilimin gücüne inanır, güvenir. İdeailzm ise, tersine, sanki her şeye göre hazırlanmış bir yanı olması gerekmiş gibi, güçsüzlüğünü ilan etmekte acele eder. Yalnız ahmaklar, bilimin henüz önünde duran sorulara hemen acele bir yanıt isteyebilirler. Bilimin maymuncuk yanıtı yoktur. İdealizmin ise böyle bir yanıtı vardır: bu "Ruh"tur; ama, bu, bilgisizliği örten bir sözcüktür. "Ruh", tanımlamaya göre, belli bir anda maddenin bilinen özelliklerinden hiçbirine sahip olmadığı için, maddenin henüz bilinmeyen özelliklerinden ileri gelen her şeyi "açıklamaya" olanak verir. İdealist, kısaca, bilmediğimi ruha malederim, der.

    Materyalizmi, ikibin yıldan beri (!) evrim göstermemekle ve hep aynı şeyi yinelemekle suçlayan idealist ("suçlamanın" değerini tartma olanağına sahibiz), madde hakkında donmuş, kalıplaşmış, dogmatik bir fikre sahiptir. Her ne zaman ki bilim, maddenin evrensel hareketinin yeni bir yönünü bulur ve böyle idealistçe "açıklama"ya kalan alanı daraltır, idealist, "madde"nin yokolduğunu, uçtuğunu vb. bildirmeye büyük bir dikkat ve özen gösterir. Yokolan, sönüp giden, onun, madde hakkında sahip olduğu dar, mekanist ve metafizik fikridir, başka bir şey değil. Maddenin, belli bir anda (belli bir yaklaşıklıkla) bilgilerimizin durumunu belirten, gittikçe daha derin ve gittikçe daha zengin olarak ardarda gelen bilimsel kavramları ile bilimsel araştırmalara sağlam teorik temel ödevi gören felsefi madde kavramını birbirine karıştırmamak gerekir.

    "Materyalizm, diyordu Engels, her yeni büyük buluşla yeni bir görünüm almak zorundadir."

    Bu noktayı, bir sonuca bağlayarak, Engels'le birlikte, "hareketin, maddenin varoluş tarzı olduğunu", canlılık, özgüç (sayfa 178) (autodynamisme) kaynağının, maddenin kendi içinde bulunduğunu söyleyelim.

    "Materyalist doğa anlayışının, doğanın, kendisini bize sunduğu gibi, yabancı bir katma olmadan, basitçe kavranılmasından başka bir anlama gelmediği doğrudur..."9

    asiye

    asiye yorumu

    Bu Yorumu Rapor Et

    1 ay, 3 gün önce madde: Boşlukta yer kaplayan hacmi ve kütlesi olan herşeye madde denir.Her maddenin kokusu yokru bazı maddeleri renginden bazılarını tadından bazılarını ise diğer özelliklerinden tanırız .Maddenin üç hali vardır bunlar:katı,sıvı,gaz dır .Cisim:maddenin şekil almış haline cisim denir .Hacmi ve kütlesi olan her şey maddedir.

    erhan  karahan

    erhan karahan yorumu

    Bu Yorumu Rapor Et

    1 ay, 3 gün önce madde boşlukta yer kaplayan hacmi olan kütlesi olan tanecikli yapılara denir madde fiziksel olarak 3'e ayrılır. bunlar is katı sıvı ve gazdır

    Berre

    Berre yorumu

    Bu Yorumu Rapor Et

    1 ay, 5 gün önce Madde boşlukta yer kaplayan,hacmi ve ağırlığı olan varlığa denir

    NuRgÜl

    NuRgÜl yorumu

    Bu Yorumu Rapor Et

    3 ay, 12 gün önce Madde; boşlukta yer kaplayan (hacim), kütlesi olan tanecikli yapılara denir Kendi çapında saf madde ve saf olmayan madde (karışım) olarak ikiye ayırdığı zaman saf maddeleri elementler ve bileşikler oluşturur. Saf maddenin belirli özellikleri vardır ve bu özellikleri hiç değişmez. Tam saf madde yok gibidir. Bir madde içinde bulunan yabancı maddeler, kimya usulleri ile anlaşılmayacak kadar az olunca, bu maddeye, saf denir. Saf süt demek, kimya bakımından doğru bir söz değildir. Çünkü süt belli özellikler taşıyan tek bir madde değildir.

    cesurcan52

    cesurcan52 yorumu

    Bu Yorumu Rapor Et

    3 ay, 18 gün önce madde uzayda yer kaplayan (hacmi olan) ve kütlesi olan her varlığa madde denir

    can

    can yorumu

    Bu Yorumu Rapor Et

    3 ay, 18 gün önce madde uzayda yer kaplayan (hacmi olan)ve kütlesi olan her varlığa madde denir

    yorumu

    Bu Yorumu Rapor Et

    3 ay, 24 gün önce Madde; boşlukta yer kaplayan (hacim), kütlesi olan tanecikli yapılara denir Kendi çapında saf madde ve saf olmayan madde (karışım) olarak ikiye ayırdığı zaman saf maddeleri elementler ve bileşikler oluşturur. Saf maddenin belirli özellikleri vardır ve bu özellikleri hiç değişmez. Tam saf madde yok gibidir. Bir madde içinde bulunan yabancı maddeler, kimya usulleri ile anlaşılmayacak kadar az olunca, bu maddeye, saf denir. Saf süt demek, kimya bakımından doğru bir söz değildir. Çünkü süt belli özellikler taşıyan tek bir madde değildir.

    Yorum Gönder

    Sadece konu ( Madde Nedir?) ile ilgili faydalı olabilecek yorumlarınızı yazınız.
    Ad/Rumuz:

    Turkcebilgi Adresi: Madde Nedir?

    • Aşağıdaki butona tıklayarak gönderebilirsiniz.

    Turkcebilgi.com ve alt portallarında ve diğer servis sayfalarında yer alan tüm bilgiler, resimler, dokümanlar, haritalar, video görüntüleri ve diğer kaynaklar bilgilendirme ve eğlence amaçlıdır. Sitemizde yer alan bu bilgiler, doğru, güncel ve tam olarak düşünülmemelidir. Hukuki yada tıbbi açıdan yada diğer uzmanlık gerektiren hizmetlerden biri tarafından verilen, danışmanlık yada tavsiye niteliğindeki bilgiler ile bir tutulmamalıdır.

    Bu sitede yer alan makalelerin, yazıların ve yorumların sorumluluğu yazarlarına aittir. Telif hakkı ihlali yapıldığını düşündüğünüz sayfayı iletişim linkini kullanarak site editörlerine iletebilirsiniz.

    stat