M.Ö. II. bin yıllarında Yukarı Suriye ve Mezopotamya'da Hurriler tarafından kurulmuş olan devlet. Mitanni kralları kendi ülkelerine, Asurlular gibi Hanigalbat adını veriyorlar, Hititler ise bu ülkeye Mitanni diyorlardı. Mitanni krallığının Fırat kıyısındaki Kargamış'tan, Belih ve Habur bölgelerini içine alarak Nusaybin'e kadar uzanan Yukarı Mezopotamya'ya kadar yayıldığı ve doğuda Bitlis suyu ile sınırlandığı kabul edilir.

Mitanni Krallığı

M.Ö. II. bin yıllarında Yukarı Suriye ve Mezopotamya'da Hurriler tarafından kurulmuş olan devlet. Mitanni kralları kendi ülkelerine, Asurlular gibi Hanigalbat adını veriyorlar, Hititler ise bu ülkeye Mitanni diyorlardı. Mitanni krallığının Fırat Nehri kıyısındaki Kargamış'tan, Belih ve Habur bölgelerini içine alarak Nusaybin'e kadar uzanan Yukarı Mezopotamya'ya kadar yayıldığı ve doğuda Bitlis suyu ile sınırlandığı kabul edilir.

Mitanni ülkesinin doğusunda Hurri ülkeleri bulunuyordu. Mitanni krallığı, parlak döneminde, batıda ve doğuda bu sınırları aştı. Krallığın başkenti olarak Vaşşugani şehri gösterilir. Bazı bilginler bu şehrin Habur üzerinde bulunan bugünkü Resülayn olduğunu kabul ederler. M.Ö. 1800 yılından sonra kurulan Mitanni krallığı uzun süre Asur'a da hakim oldu. Musul yöresinde, Kerkük'te ve özellikle bu şehrin çevresindeki Yorgantepe'de (eski Nuzi) bulunan ve yaklaşık olarak M.Ö. 1500 yılından kalma çivi yazılı tabletler, bölgenin bu devirde Mitanni krallığına bağlı olduğunu gösterir.

Mısır'daki XVIII. Sülaleye bağlı firavunların Suriye seferleri sırasında Mitanni devleti gerilemeye başladı ve Suriye'nin bir kısmını Mısırlılara bırakmak zorunda kaldı. Fakat M.Ö. 1450 yılına doğru kral Savaşlar zamanında Mitanni krallığı yeniden büyük ve güçlü bir devlet oldu. Bu kral Asur'u haraca bağladı ve hakimiyetini doğuda Guti ülkesine yani Zagros dağlarına kadar genişletti. Amenophis II zamanında Mısırlılar, Suriye'de yaptıkları savaşlara son vererek Mitannilerle dost geçinmek yolunu tuttular.

Tutmes IV'ün Mitanni kralı Artatama I'in kızıyla evlenmesi, bu iki devlet arasındaki dostluk bağlarını güçlendirdi. Fakat XIV. yy'ın başlangıcında Mitanni devleti, kral Şuttarna'nın oğulları (Tuşratta ve Artatama) arasında çıkan taht kavgaları ve bir kısmı Mısırlıları, başka bir kısmı Asurluları veya Hititleri tutan gruplar yüzünden zayıflamaya ve parçalanmaya başladı. Hitit tahtında bulunan Şuppiluliuma bu durumdan yararlandı ve Mitanni krallığını bir vasal devlet olarak hakimiyeti altına aldı.

Hitit kralının, Tuşratta'nın oğlu Mattivaza ile imzaladığı vasallık antlaşmasına göre, Hitit kralının kızı, mitanni kraliçesi olacak, yalnız bu kraliçenin çocukları Mitanni tahtına çıkacak; Mitanni halkı yeni hanedana bağlı kalacak; iki devlet birbirleriyle dost ve müttefik olarak dış düşmanlara karşı birlikte hareket edecekti. Fakat, Şuppiluliuma'nın ölümünden sonra, daha önceleri bağımsızlıklarına kavuşmuş olan Asurlular saldırıya geçerek Mitanni krallığının doğu bölgelerini ele geçirmeye başladılar. Böylece Hititlerin ve Asurluların saldırıları sonunda XII. yy.da bu krallık ortadan kalktı.

Krallığın feodal bir yapısı vardı. Devletin başına Şar Mitanni veya Şar Hanigalbat unvanını taşıyan bir kral bulunurdu. Bu krala bağlı olarak ülkenin savunmasıyla görevlendirilmiş birtakım küçük krallar ve beyler vardı. Halk üç sınıfa ayrılıyordu: tımarlara sahip bulunan ve askeri veya mülki birtakım yükümleri olan mariannu'lar veya soylular; Hanigalbatlı denen hür insanlar; toprağa bağlı, askerlik ve vergi yükümü altındaki köylüler. Mariunnular, biniciliğe ve atlı cenk arabaları kullanmaya önem verirlerdi. Nuzi'de bulunan çivi yazılı tabletlerde tarımla uğraşan bir kavmin ihtiyaçları gözönünde bulundurulmaktadır.

Aile, patriarkal temellere dayanıyor ve evlenmeler, bütün Ön Asya'da olduğu gibi hukuki bir akit olarak kabul ediliyordu. Medeni, hukuk, şahsi mülkiyet üzerine kuruluydu. Bununla birlikte arazi ve emlakin satılması birtakım şartlara ve kayıtlara bağlıydı. Özellikle soyluların elindeki tımarlar satılamaz, ancak veraset yoluyla geçebilirdi.

Mitanni sanatında Mezopotamya, Mısır ve Ege sanatlarına ait unsurlar hakimdir. Yuvarlak mühürler ve seramikler dışında, bu sanat oldukça kaba ve bütünlükten yoksundur. Louvre müzesinde (Fransa), gerçekçi bir anlayışta yapılmış ve Yukarı Suriye'den getirilmiş olan bazalt bir tanrı başı bulunmaktadır.

Taş üzerine yapılmış oymaların kendine özgü motifleri, hurma dallı kutsal ağaç, kanatlı güneş, akbaba, saç örgüsü, gül ve yıldız biçiminde süsleri vardır. Bu motifler, sonradan Asurlular tarafından benimsendi. Seramik olarak, koyu zemin üzerine beyaz desenli, geometrik, özellikle de sarmal motifli çanaklar vardır.
mitanni Krallıkları
Mittani, kuzey Mezopotamya`daki antik krallık. Günümüzdeki güneydoğu Türkiye ile kuzeydoğu Suriye topraklarındadır.
At ve savaş arabası kullanmakta ustaydılar. Komşuları Hititler savaş arabası kullanmayı Mittanilerden öğrenmişlerdi. MÖ.1400 yıllarında Suriye için Mısırlılarla savaşmışlardı. Ancak iki uygarlık da Hititlerin güçlenmesini istemiyorlardı. Bu nedenle Mittani prensesi Mısır prensi ile evlenmişti. MÖ.1370´de Hititler Mittanileri yendi. İç savaş da devleti zayıflattı ve nihayetinde krallık MÖ.1370´de Asurlular´ca sona erdirildi.

Mitanniler, Babil'in kuzeyinde Dicle-Fırat arasındaki bölgede bir devlet kurmuşlardır. Diyarbakır çevresinin kuzeybatı, batı ve güneybatı bölümü de Mittani ülkesinin sınırları içerisinde kalıyordu. En parlak çağını yaşandığı M.Ö. 1400'lü yıllarda Hurri egemenliği altındaki bölge Hurriler ve Mittaniler olarak ikiye ayrılırdı. Hurri adı kuzeyde kalan bölge için, Mittani ise güneyde kalan bölge için kullanılırdı. Zamanla Mittani devleti, Mısır Firavunluğu'nun rakiplerinden biri oldu. Aslında Mitanniler Hanigalbat olarak bilinen yukarı mezopotamyada hakimiyet kurmuş ve halkına Hurri denen bir imparatorluktur.


-KRALLAR KONSEYİ MİRLER (krallar)KONSEYİ ve PRENS JAİR-
Mitanniler bir tür Aşiret federasyonundan imparatorluğa doğru evrilmiş bir dvelettir."Mitannilerin Başkentleri Weşukani'dir. Son krallarının adı 2. Şattuara'dır. Kayıp prens (veya kral) Jiar-Jıara (mitanni kral listesinde adı geçmez 2. Şattuara'nın oğludur.Prens Jiar efsanevi bir kişiliğe sahiptir.Jiar ismi bugün kürtcede cok sik kullanilir. Mitannilerin aryan kökenli oldukları biliniyor. Bazı yerel kaynaklarda Mitanniler Hattilerle birlikte Aryaların kuzeybatı kolunun ortak ataları olarak kabul edilir. İrani kökenli kavimlerin kendilerini Mitannilere dayandırmasının sebebi budur. Nitekim, Mitannilere Asuriler bazı kaynaklarında Guti diye hitap etmektedir. Mitannilerin egemenliğine son veren asur kralı 1. Salmaneser Mitannilere atfen şöyle demiştir "Ararat sınırından Tur abidine (bu günkü Mardin)kadar bu ülke içinde su gibi Guti kanı aktı.

Mitannilerin ana gövdesini yedi mıl(kol) aşiretlerinden oluşmaktaydı. Mıl aşiretleri kendi içinde bir tür federasyondu. Mıl aşiretleri bulundukları bölgelerde diğer aşiretleri etrafında toplayıp örgütleyerek böylece bir tür konfederasyon oluşturuyorlardı. Yarı yerleşik olan bu mıl aşiretleri zaroj ve daroj yayı içinde hareket ediyorlardı. Her mıl aşiretinin başında bir mir (kral) vardı. Bu mir (şet-şah-kral)lerin önemli özelliği birer mitanni hanedanlığının (kırdi) soyundan gelmeleriydi.bu soyluluğun en somut kanıtı her birisinde birer mühür bulunmasıydı. Zaten diğer bir isimleri de 'mühür sahipleri' unvanlarıdır. Bunlara asli mıllar, çoğulu 'Asli mılan' denen yedi aşiretlerdir.bu mıl (kol) mirleri yedisi birden birisini onaylarsa o kişi şattuşat-şahişahan-krallar kralı olurdu. Bir tek mühür sahibi bile birini makul, ağa veya bey-beg yapabilirdi. Bu yedi mir doğunun ve batının kralı olan Kırdi'nin soyundan geliyorlardı. Büyük kral kırdinin yedi oğlu vardı; Heç,Sin,Gür,Çem,Kum,Xıdr ve Bend idi. Bu yedi prensin her birisine birer mühür verildi. Bu kardeşler kendi aralarında küçük kardeşi kral olarak seçtiler.ve hanedanlık böylece devam etti.ancak zamanla bu yedi kardeşten birer aşiret türedi. Her birisin adına izafeten onlara Heçigan,Sinigan,Güran,Çemgan,Xhıdregan,Kumugan ve Bendan dendi. Bazen bunlara Hecıki,Siniki,Gori(Gür'i),Çemiki,Khıdreki,Kumbinekşi (Kumi) ve Bındi-Bendi veya Bendayi dendi.

Prens Jiar Bendan aşireti mensubuydu. Zira prens Jiar'ın babası ve mitannilerin son kralı olan 2. Şattuara da Bendan aşireti mensubuydu. Daha sonra prens Jiar 'Benim kral olabilmem için diğer altı şatın beni onaylamaları lazım. Yani benim altın tabletimi mühürlemeleri gerekir. Evet bir mühür bende. Ancak bu yetmez. Hanedanlık arması bende bu da yetmez. Benim şattuşat olabilmem için şatlar (krallar) konseyi toplanması gerekir. Şatlar konseyi toplanıp beni onamaları şarttır' dedi.

Mitannilerin Üçüncü Cetveli
Son mühür sahibi olan ve 1793'te ki, meşhur "ikinci mitanni krallığı"nın dağılması ile Mardin'in Nusaybin bölgesine çekilen ve Miré miran olan Zor Temır Paşanın büyük amcası ve Bendanların kralı olan Gırd Ali ile ikinci cetvel başlar. Bu cetvele göre:
- Gırd Ali
- Zer mıhema
- Hema ıı
- Hımero
- hımero ıı
- Mısté
- Derwéş
- Mısté ıı
- Mısté
- ?
- Gırd Ali ıı
Bu cetvelde adı geçenler Kırdi hanedanının ilk mührünü ve Tarihsel mirasını taşıyan silsiledir.
' güç cahilin elinde zulüm,akıllının elinde adalettir. Hakimiyet ise güç kullanmadan hükmetmektir.' (Prens Jiar'ın 134. Kırdi'nin 147. Torunu olan ikinci Gırd Ali)
First sentence: Asur kralı Salmaneser Prens Jiar'ın dağlara çekildiğini öğrenince deliye döndü. Ağzından şu cümleler dökülüverdi: "Mutlak bir zafer elde etmişken bu haber benim zaferime gölge düşürdü" Yukarı mezopotamyanın ikiyüz elli yıllık görkemli bir imparatorlığunun yıkılışını ve dağılmasını konu edinen tarihsel bir roman. Bu roman daha sonra efsaneleşen Prens Jiar şahsında yenilgi ortamından özgürlüğe gidecek olan direniş tohumunun ekilmesidir. İhanet, direniş, sevgi, inanç ve iradenin Prens Jiar şahsında dile getirilen ve büyük oranda tarihi belgelere dayanan yerel ama insanlık tarihinde bir pencere açan gerçeklerin dile geldiği bir eser. Bu eser Mezopotamyanın büyük Alimlerinden olan Salahaddin CEZİRİ tarafından hazırlanmıştır.


Asurîlerle girdikleri savaşlar sonrası zayıflayarak M.Ö 1200'lere doğru dağılan; fakat M.Ö 900'lü yıllara kadar Asurîlerin bir eyaleti olarak devam eden krallık, tek hanedanlık olmak üzere 14 kral tarafından yönetildi (Kirta 1500-1490, I. Shuttarna 1490-1470, Barattarna 1470-1450, Parshatatar 1450-1440, Shaushtatar 1440-1410, I. Artatama 1410-1400, II. Shuttarna 1400-1385, Artashumara 1385-1380, Tushratta 1380-1350, Shuttarna III 1350, Mattivaza 1350-1320, I. Shattuara 1320-1300, Wasashatta 1300-1280, II. Shattuara 1280-1270). Güçlü dönemlerinde Asur ve diğer komşularının topraklarına el koyarak vergi alan Mitannîler, Mısır hanedanlıklarıyla sağlam bir bağ oluşturmuş ve kral eşlerinin firavun soyundan olmasına dikkat etmişlerdi. Ülke kralının, halkın babası olarak görüldüğü ve çoktanrılı inancın geliştiği ülkede, inanç sistemi ve tanrı isimleri Wedîk Hindî inancının tanrı isimleriyle aynıydı. Hindo-Aryen oldukları kabul edilen Mitannîlerin kral isimleri, tanrı adları, at yetiştiricilikleri, iki tekerlekli savaş arabaları, işleme ve çömleklerde kullandıkları motif ve teknikleri, sahip oldukları coğrafya ve diğer kültürel terimler ile halen Kürtçede yaşayan kimi sözcük ve

Kürtler tarafından halen kullanılan kimi coğrafî adlar onların bugünkü Kürtlerin ataları oldukları savını kuvvetlendirmiştir.Çanak-çömlekçiliğin ilk başlarda gelişmekte olduğu ülke zamanla halı dokumacılığının icat edildiği bir merkez oldu. Mezopotamya, Mısır ve Agyan (Ege) sanatlarından etkilerin bulunduğu Mitannî sanatı, bazalt taşlar üzerine yapılmış işlemelerle günümüze kadar ulaşabilmiştir. Kanatlı güneş, tilki, yıldız ve insan başı figürlerinin yer aldığı işlemelerin büyük bir kısmı Fransa'daki Louvre Müzesi'nde bulunmaktadır.
Sosyal hayatın ve mülk edinme kavramlarının gelişmiş olduğu Mitannî halkında bütün önasya toplulukları gibi evlilik, hukukî bir akit olarak kabul ediliyordu. Medenî hukukun temelini şahsî mülkiyet kavramı oluşturuyordu. Mitannîlere ait veraset, vekalet ve yargılanma ile ilgili bir takım çivi yazılı tabletler Kerkük ve Musul yöresindeki kazılarda bulunmuştur. Bu tabletler, ülkenin ne denli bir sosyal yapıda olduğunu çok iyi yansıtmıştır.

Kürt sözcüğünün ilk hali olarak kabul edilen ve ilk kez bu dönemde Asurlular ile yapılan ve Mittanîlerin kaybettiği bir savaş sonrası, Asur Kralı I. Tiglath-Pileser adına hazırlanan zafer silindirinde (M.Ö. 1125) geçen Kurtie / Qurti halkının ismi bu döneme denk gelmektedir. Asurluların bu yazıtta bahsettiği ve Azu Dağı'nda yer aldığı söylenen Kurtie, arkeologların belirlemesine göre Hizan Dağı dolaylarındaki Kurtî bölgesi ile aynıdır. Nitekim ünlü Kürt tarihçisi Şerefxan, 1597 yılında yazdığı Şerefname'de bu bölgeden Kürt yöneticilerin ikametgahı olarak bahsetmektedir. Yazıktır ki, 25 Aralık 1935'te Türkiye Cumhuriyeti'nin bazı Kürt yerleşim birimlerinin ismini değiştirmesinden nasibini alan Kurtî nahiyesinin adı Aksar olarak değiştirilmiştir. M. Izady'ye göre, 3100 yılı aşkın bir zaman dilimi yaşayan ve Kürt isminin doğum yeri olan bu isim çok yakın bir dönemde tarihe karışmış olmaktadır. Tarihçi Gernord Wilhelm ve Prof. Ephraim Avigdor Speiser, Kral I. Tiglath-Pileser'in bu tabletinde geçen Kurtie / Qurti sözcüğünün evrim geçirerek klasik Yunan ve Roma metinleriyle İslam öncesi Farsça kaynaklarda Kurtî (Latincede Cyrti) halini aldığını söylerken, M. A. Morrison ve D. Owen ise bilinen ilk Mitanni kralının isminin Kirta olmasını ve bunun Kurtie sözcüğüyle olan etimolojik bağını vurgularlar.

Mitannî Krallığı, milattan önce 1500'lü yılların başında Kürdistan coğrafyasının kuzeybatısında bir üst medeniyet olan Hurriler tarafından kuruldu. Hititlerin belgelerinde geçtiği haliyle isimlendirilen bu ülkenin kendi dilinde hangi adla anıldığı henüz tespit edilmemiş olmakla birlikte; büyük kanı onların da çağdaşları Asurîler gibi ülkelerine Hani-Galbad adını verdikleri yönündedir. Mitannî Krallığı, Fırat kıyısındaki Qarqamiş (Karkamış) kentinden başlayarak Bêlih ve Xabûr'u da çevreleyip Nisibis'e (Nusaybin) kadar uzanıyor ve doğuda Bitlis, kuzeyde Elazığ ve Malatya'yı içine alarak güneyde Aleppo (Halep) ve Nuzzi (Kerkük) kentlerini kapsıyordu. Kuzey ve batısında Hattilerin bulunduğu ülkenin güneyinde Asurîler, doğusunda ise diğer Hurrî kabilelerinin oluşturduğu küçük krallıklar bulunmaktaydı. Mitannî Krallığının başkenti, bugün Mardin olarak bilinen ovada kurulu Waşukkannî'ydi.

Mitannilerin kalıntılarıyla ilgili olarak ilki 1880'de olmak üzere, Qazanê (Urfa Konuklu köyü), Qarqamiş (Antep - Karkamış), Kelazan (Elaziz Kalesi), Sêgir (Diyarbakır Üçtepe), Xawuştran (Diyarbakır'ın Bismil ilçesine başlı Kavuşturan Höyük Köyü), Tirban (Siir - Türbehöyük), Gircafer (Malatya - Cafer Höyük), İzollu (Malatya), Pirotan (Pirotlu Malatya), Gundê Şêran (Malatya ' Aslanlı Köyü), İsahöyük (Malatya) Halep, Rassulayn (Suriye) Musul (Ninewe) ve Kerkük (Nuzzi) kazıları yapılmıştır. Türkiye sınırları içerisindeki kazıların çoğu baraj alanı kurtarma kazıları olarak yapılmış ve kalıntıların çoğu kurtarılamamıştır. 1979 yılında başlayan Karakaya Barajı alan kurtarma kazılarının İsahöyük ve İzollu'dan sonraki ayakları başlamadan sona erdirilmiştir.

Guti ve Elamların akraba olduklarını biliyoruz. Bu iki topluluğun Aryaların ortak ataları olduklarınıda biliyoruz. Bu kabileler İranda ve mezopotamyada yaşamışlardır. Gutilerle Mitanniler dil,gelenek ve kültür olarak aynı halktır. Aslında Mitanniler Gutidir

Yanıtlar