Korsun-Şevçenkovski Taarruzu

Kısaca: Korsun - Şevçenkovski taarruzu, 24 Ocak - 16 Şubat 1944 tarihleri arasında yer alan ve Korsun - Çerkassi Kuşatması'na yol açan bir muharebedir. Taarruz, Dinyeper-Karpatlar Taarruzu'nun bir parçasıdır. Bu harekât sırasında Nikolay Vatutin'in komutasındaki 1. Ukrayna Cephesi ve Ivan Konev komutasındaki 2. Ukrayna Cephesi kuvvetleri, Alman Güney Ordular Grubu'na bağlı bazı birlikleri Dinyeper Nehri kıyılarında tuzağa düşürüp kuşattılar. Haftalar boyunca süren çatışmalarda Kızıl Ordu kuvvetleri kuş ...devamı ☟

Korsun - Şevçenkovski taarruzu, 24 Ocak - 16 Şubat 1944 tarihleri arasında yer alan ve Korsun - Çerkassi

Kuşatma

sı'
na yol açan bir muharebedir. Taarruz, Dinyeper-Karpatlar Taarruzu'nun bir parçasıdır. Bu harekat sırasında Nikolay Vatutin'in komutasındaki 1. Ukrayna Cephesi ve Ivan Konev komutasındaki 2. Ukrayna Cephesi kuvvetleri, Alman Güney Ordular Grubu'na bağlı bazı birlikleri Dinyeper Nehri kıyılarında tuzağa düşürüp kuşattılar. Haftalar boyunca süren çatışmalarda Kızıl Ordu kuvvetleri kuşatma altındaki Alman kuvvetlerini imha etmeye çalıştılar.

Kuşatma

altındaki Alman birlikleri dışardan yardıma gelen başka Alman birlikleriyle işbirliği halinde kuşatmayı yarıp kaçmayı başardı. Bu kuvvetlerin yaklaşık üçte ikisi kurtulmayı başarmıştır. Arazi ve hava koşulları Bölge, derin vadilerin ve akarsuların böldüğü, tepelik, büyük ölçüde bataklık ve ormaklık bir arazidir. Arazinin yapısı ve bitki örtüsü dolayısıyla görüş mesafesi çoğu kez 5 - 10 km.yi geçmemektedir. Harekat boyunca ince ince kar yağışı, aralıklarla da olsa hemen hemen her gün oldu. Isı, geceleri eksi değerlere düşmekle birlikte gündüzleri çoğunlukla -4 derece (santigrad) dolayındadır. Alman kuvvetleri için harekatın en kritik günlerinden biri olan 5 Şubat'ta, ısı birden bire - 8 dereceye kadar düşmüştür. Ocak ayının son günlerine kadar bölge, genellikle karla kaplıdır. Şubat ayı başında karlar erimeye başladı. Bu durum, paletli araçlar için pek sorun olmasa da, her iki tarafın tekerlekli araçları için ciddi sorun yarattı. Ayrıca 24 - 28 Ocak ve 5 - 9 Şubat günlerinde, sabahları ve öğleden sonraları yoğun bir sis tabakası bölgeyi kaplamış, görüş mesafesini yer yer 200 metreye kadar düşürmüştür. Harekat öncesi Voronej Cephesi Komutanı General Vatutin'in, 19 Eylül'de Merkez Cephesi'nden aktarılan 3. Muhafız Tank Ordusu Komutanlığına gönderdiği bir emirde, 22 Eylül tarihine kadar Velikyi Bukrin'e ulaşmaları emrediliyordu. Aynı şekilde 1. Muhafız Süvari Kolordusu da taarruzlarını bu yönde hızlandıracaktı. Söz konusu kolordunun "ileri müfrezesi", 21 - 22 Eylül gecesi Dinyeper kıyılarına ulaştı ve ertesi gün bölgede küçük köprübaşları oluşturdu. Bu bölge, Korsun'un hemen batısındadır. Dolayısıyla geri çekilmekte olan Alman kuvvetleri, bu bölgeyi korumak için buraya yöneldiler. Hemen ardınan Dinyeper geçişi için STAVKA'nın düzenlediği hava indirme harekatı, Bukrin Kıvrımı olarak bilinen bu bölgeye yönelmişti. Ardından Voronej Cephesi'nin Kiev Harekatı sırasında, Sovyet kuvvetlerinin Kiev'e güney yönünden yapacağı taarruzları önlemek için, bölgeye yeni Alman birlikleri gönderilmişti. Bu olayların sonucuda Korsun bölgesinden, cephenin diğer kesimlerine oranla daha fazla bir Alman kuvveti yığılmış oldu ve dolayısıyla iyi savunulan bölge, bir çıkıntı olarak kaldı. Mareşal Erich von Manstein'in Güney Ordular Grubu'na bağlı General Otto Wöhler komutasındaki 8. Ordu, Panther -Wotan Hattı'na geri sürülmüştü. 8. Ordu'nun, üç kolordudan oluşmaktaydı. General Wilhelm Stemmermann komutasındaki 11. Kolordu, General Teobald Lieb'in 42. Ordusu ve B Kolordu Müfrezesi, Sovyet hatları içinde 100 km. uzunlukta bir girintiyi savunmakta idiler. Mareşal Jukov, Wöhler'in 8. Ordu'sunu Stalingrad örneğinde olduğu gibi imha edebileceğini fark etti ve Paulus'un 6. Ordu'suna karşı giriştiği çevirme hareketinin bir benzerini burada uyguladı. Jukov, Sovyet Yüksek Komutanlığı'na (STAVKA), her iki "cephe" kuvvetlerinin iç içe iki çevrime hareketi yapmalarını önerdi. İçteki halka, kuşatılan birlikleri imha edecek, dıştaki halka da dışardan gelecek kurtarma kuvvetlerini önleyecekti. Manstein ve diğer üst rütbeli Alman subaylarının uyarılarına karşın Hitler, kuşatılma tehlikesi içinde olan bu fazlaca ileri çıkmış unsurların güven içinde geri çekilmesini reddetti. Mareşal Konev, kumandanları ve siyasi komiserleriyle, STAVKA'dan gelen emirleri bildirmek üzere 15 Ocak'ta karargahında bir toplantı düzenledi.

Kuşatma

nın güney kıskacı, Mareşal Konev'in 2. Ukrayna Cephesi tarafından başlatılacaktı. Güneydoğudan 53. Ordu ve 4. Muhafız Ordusu, 5. Muhafız Tank Ordusu desteğinde Alman savunma hatlarını yararak ilerleyecektir. Taarruzu, 5. Hava Ordusu destekleyecektir. Alman hatlarının yarılmasından sonra ileri harekat, 52. Ordu, 5. Muhafız Süvari Kolordusu ve 2. Tank Ordusu tarafından yürütülecekti. Mareşal Vatutin komutasındaki 1. Ukrayna Cephesi kuvvetleri ise 27. Ordu, 40. Ordu ve 6. Tank Ordusu tarafından yapılacak, 2. Hava Ordusu tarafından desteklenecekti. Bu birliklerin çoğu yeni personel almıştı. Sovyet planlaması, başarılı olduğunu iddia ettikleri geniş kapsamlı aldatma harekatları içermekteydi. Bununla birlikte Alman 8. Ordu'su savaş ceridesi, sahtelerinden çok daha gerçek tehditlerle ilgilenildiğini göstermektedir. Sovyet planlamasında, kağıt üzerinde her iki taarruz kuvveti için, taarruz çıkış hatlarından buluşma noktasına kadar olan mesafe farklıdır. 1. Ukrayna Cephesi kuvvetleri, 50 km.lik bir ilerlemeyle buluşma noktasına ulaşacakken, 2. Ukrayna Cephesi kuvvetleri 75 km. ilerlemek durumundadırlar. Doğal olarak her iki kuvvetin taarruza başlama tarihleri farklı olarak planlanmıştı. Bu nedenle 2. Ukrayna Cephesi taarruzunun bir gün erken, 25 Ocak'ta başlaması öngörülmüştür. Dolayısıyla 1. Ukrayna Cephesi'nin taarruzu 26 Ocak'ta başlayacaktı. Kuşatma Vatutin'in ve Konev'in orduları Korsun çıkıntısının iki yanından taarruz ederek iki Alman kolordusunu 28 Ocak 1944 tarihinde kuşattıklarında, Manstein'in ileri görüşlülüğü kanıtlanmış oldu. Sovyet 1. ve 2. Ukrayna Cepheleri'nin ileri unsurları, 28 Ocak 1944 günü kuşatmayı tamamladılar. Stalin, burada da ikinci bir Stalingrad beklentisi içindeydi. Mareşal Konev telefonda şöyle diyordu, "Endişeye gerek yok Yoldaş Stalin. Düşman, kuşatmadan kurtulamayacak." Kuşatılarak tuzağa düşürülen, Alman 11. ve 42 Kolordularına bağlı 5 piyade ve 2 panzer tümeni ile daha küçük birkaç birlikti. O ana kadar giriştikleri muharebelerdeki kayıplardan sonra tümenler, kayıtlı güçlerinin yaklaşık % 55'i düzeyine düşmüşlerdi. Bu durumda kuşatma altında 60 bin subay ve erat bulunmaktaydı.

Kuşatma

altındaki Alman kuvvetlerinden biri 5. SS Panzer Tümeni "Viking" tümenidir. Ayrıca Belçika'lı gönüllülerden oluşan bir SS tümeni, bir SS Estonya taburu ve birkaç bin, Almanların "yardımcı" dedikleri Rus gönüllü de kuşatma içinde kalmıştır.

Kuşatma

altındaki bu Alman kuvvetleri, "Stemmermann Grubu" olarak teşkillenmiş ve grup komutanlığına 11. Kolordu komutanı General Wilhelm Stemmermann atanmıştır. Viking Tümeni'nin Panzer III, Panzer IV ve taarruz topu olarak 30 faal tankı bulunmaktadır ve 6 tank onarım atölyelerindedir. Tümenin ayrıca 47 parça topu ve 12 kundağı motorlu topu vardır. Alman tepkisi Mareşal von Manstein hızlı hareket etti ve Şubat ayı başlarında 3. ve 47. Panzer Kolordularını, yardımcı bir kuvvet olarak bir araya getirdi. Bununla birlikte, Hitler müdahale ederek kurtarma kuvvetlerinin, iki Sovyet "cephesi"ni kuşatmakta kullanılması emrini verdi. Gerçekte bu, hemen hemen olanaksız bir girişimdi. Bu tarihte 3. Panzer Kolordusu, 1., 16. ve 17. Panzer Tümenleri ile 1. SS Panzer Tümeni "Leibstandarte SS Adolf Hitler"'nden oluşmaktadır. Kolordu emrinde ayrıca 509. Ağır Tank Taburu da bulunmaktadır. 3. Panzer Kolordusu Komutanı General Hermann Breith, her iki kurtarma kuvvetinin birleştirilerek tuzaktaki Stemmermann Grubu'na ulaşacak bir koridor açılmasına çalışılması konusunda ısrar etti. Mareşal von Manstein, başlangıçta Hitler'le aynı görüşteydi. Taarruz, tüm Kızıl Ordu kuvvetlerini kuşatma girişimi olabilirdi. Alman kurtarma girişimi Alman kurtarma birliklerinin taarruzu 3 Şubat'ta başladı. Çevirme hareketinin başarısız olacağını gören Mareşal von Manstein, 3. Panzer Kolordusu'na Stemmermann Grubu'nu kurtarma harekatı için emir verdi. Breith, 16. ve 17. Panzer Tümenleri ile Gnilov Tikiç Nehrine yönelik bir iler harekete başladı ve 1. Panzer Tümeni ile iyi gelişme gösterdi. 1. SS Panzer Tümeni "Leibstandarte SS Adolf Hitler", harekatın kuzey kanadını örtüyordu. Saldırının yarattığı ilk etki atlatıldıktan sonra Mareşal Jukov, dört tank kolordusunun zırhlılarını ve piyade birliklerini hızla harekete geçmesini Vatutin'e emretti. Alman taarruzunun öncü unsurlarına taarruz edilecek ve imhası sağlanacaktı. Tüm Alman ilerlemesi, hava koşullarının değişmesiyle çıkmaza girdi. Yoğun çamurda, Alman tekerlekli araçlarının açmazı, harekatı durdurdu. Sovyetler Birliği'ne ABD tarafından gönderilen 4 ve 6 tekerlekli kamyonlar, işe yaramayı büyük ölçüde sürdürüyorlardı. Fakat iki tekerlekli Alman nakliye araçları, çamur dolayısıyla hareket edemez duruma düştü. General Stemmermann ve Lieb için Sovyet birliklerinin hedefi çok netti. Fakat Hitler'in emri, "her ne pahasına olursa oldun elde tutulacak" yönündeydi. General Stemmermann, Viking Tümeni'ne ve 72. Piyade Tümenine, yakın görünen bir felaketi önlemeleri için emir verdi. . Kızıl Ordu birliklerinin ikmali yer yer hava yoluyla sağlanmaya başlandı. 3. Panzer Kolordusu 11 Şubat'ta doğu yönünde ilerlemeye devam ediyordu. Yorgun birlikler Gniloy Tikiç Nehri'ne ulaşıp doğu kıyılarında ufak bir köprübaşı oluşturdular. Kolordu, kuşatma çemberine 13 km. kala durmak zorunda kaldı. Kuzey taarruz kolu olan 47. Panzer Kolordusu ise kuşatmayı yarmaya 30 km. kala durmak zorunda kalmıştı. Stemermann Grubu'nun muharebe ederek onlara ulaşması gerekiyordu. Her iki taraf da Wehmacht yardım çabalarının kritik bir aşamaya geldiğinin farkındaydı. Buna rağmen henüz çok az Alman askeri teslim olmuştu. Jukov, kuşatma altındaki Alman birliklerine bir beyaz bayrakla gidip "teslim ol" çağrısında bulunmaya karar verdi. Bir Kızıl Ordu yarbayı, Mareşal Vatutin ve Mareşal Konev'in mektuplarını General Stemmermann ve General Lieb'e getirdi. Alman karargahından görevli bir subay, B Kolordu Müfrezesi'nden bir yarbay ve bir çevirmen, ulağı karşıladılar. Diplomatik nezaket içinde geçen kısa bir görüşmenin ardından Kızıl Ordu subayı, bir yanıt almadan ayrıldı. Bundan anlaşılan, "yanıt, sert direnmenin devam edeceği şeklinde olacaktır" anlamı çıkmaktadır. Çerkassi - Korsun kuşatmasından bir yıl önce Stalingrad'da yaşanan felaketten farklı olarak bu kez Luftwaffe'nin hava yoluyla ikmal etkinliği, "gerçekten başarılı" olmuştur. Junkers Ju 52 nakliye uçakları, yer ve hava personeli, etkili çalışmışlardır. Yaklaşık olarak 314 bin litre akaryakıt, 868 ton cephane, 4 tonun üstünde tıbbi malzeme kuşatma altındaki birliklere ulaştırıldı. Taşınan yaralı sayısı 4.161'dir. Hepsinden önemlisi, Doğu Cephesi'ndeki Alman birliklerin morali üzerindeki olumlu etkidir. Korsun havaalanının Sovyet birliklerinin eline geçtiği 12 Şubat 1944 tarihinden sonra akaryakıt bidonları ve cephane sandıkları paraşütlü olarak, uçaklar yere olabildiğince yakın ve olabildiğince düşük hızda geçiş yaparken kar kaplı araziye atılmıştır. Hava alanının elden çıkmasıyla Alman birliklerinin tek ikmal olanağı da kesilmiştir. General Stemmermann, Hitler'in emrine aykırı olarak gereken emirleri vererek birliklerini kuşatma bölgesinin kuzey kesiminden geri çekmeye ve kaçış yönündeki mücadeleleri yönetmeye başladı. Birlikler, Gniloy Tikiç Irmağı'nın kuzey kıyısındaki kurtarma birliklerine doğru, güney yönünde taarruz ettiler. Çılgınca manevralar, Sovyet birliklerini karıştırdı. Genel olarak Alman 8. Ordu'sunun büyük kısmının tuzağına düştüklerini düşünmeye başladılar. Alman kuvvetleri, çemberden çıkabilmek için güneybatı yönünde taarruz ederek birkaç köyü ele geçirmek durumundaydılar. 72. Piyade Tümeni'nin bir alayı, 11 Şubat akşamı bir gece taarruzuyla köylerden biri olan Novo-Buda'yı ele geçirdi. Bir sonraki akşam Komarovka köyü, benzer bir tarzda alındı. Aynı alay 15 Şubat'ta, son ihtiyatları ve iki taarruz topuyla Khilki köyünü kontrol altına aldı ve bir Sovyet karşı taarruzunu püskürttü. Bununla birlikte kuşatma altındaki tüm Alman tümenleri içinde, Stemmermann Grubu'nun hayatta kalmasını sağlamak için en fazla etkide bulunan, Viking Tümeni olmuştur.

Kuşatma

daki gerçekten tam olarak seyyar kuvvet, Viking Tümeni'ydi. Tümenin paletli unsurları, çöken hatları desteklemek için bir yandan bir yana defalarca kaydırıldı. Kurtarma birliklerine ulaşmanın yarı yolunda, Şanderovka'da birlikler yanlış yön izlemeye başladılar. Şanderovka'ya taarruz eden 72. Piyade Tümeni, sert bir direnmeyle karşılaştı ise de kasabayı almayı başardı. Ardından Sovyet 27. Ordu'suna bağlı unsurlarca geri atıldı. Sonunda kasaba, Viking Tümeni birliklerince alındı. 16 Şubat'ta gece çöktüğünde 3. Panzer Kolordusu, 7 km. mesafedeydi. Cehennem Kapısından kaçış 3. Panzer Kolordusu'nun kuşatılmış birliklere doğru kuzey yönünde giriştiği ileri hareket, Kızıl Ordu birliklerinin kararlı mücadelesi, arazinin yapısı ve akaryakıt sıkıntısı dolayısıyla durmuştu. Alman zırhlı birliklerinin, 239 numaralı tepeyi ele geçirme ve Şanderovka yönünde ilerleme yönündeki birkaç girişimi, Sovyet 5. Muhafız Tank Ordusu'nun karşı taarruzlarıyla önlendi. 8. Ordu'dan General Stemmermann'a gönderilen radyo mesajı, : 3. Panzer Kolordusu'nun muharebe yeteneği, hava koşulları ve ikmal durumu nedeniyle sınırlıdır. Stemmermann Grubu, kendi çabasıyla Jurzintsi - 239 numaralı tepe hattına kadar bir yarma taarruzu icra etmelidir. Orada 3. Panzer Kolordusu ile temas kurulacaktır. Jurzintsi - 239 nura maralı tepenin, halen Sovyet kuvvetleri elinde olduğu mesajda açık bir şekilde belirtilmemişti. General Lieb, girişilecek yarma harekatını 8. Ordu önderliğinde düzenledi. Stemmerman Grubu ile 3. Panzer Kolordusu arasındaki mesafe sadece 7 km.dir. Fakat bu bölge, Mareşal Konev'in 17 Şubat'ta yapmayı planladığı nihai saldırı için kuvvetlerini topladığı bölgenin ortasındadır. 5. Muhafız Tank Ordusu'na bağlı zırhlı unsurlar, bu ara bölgeye kaydırılmış ve nihai sonuç alıcı taarruz için hazırlanmışlardı. General Stemmermann, 57. ve 88. Piyade Tümenlerinden 6.500 kişilik kombine bir gücü artçı olarak seçti. Bu aşamaya gelindiğinde kuşatma, 5 km. yarıçapa kadar daralmıştı. Dolayısıyla Stemmermann, pek bir manevra alanına sahip değildir. Şu ana kadar özgürlüğe (daha doğrusu hayatta kalmaya) açılan bir kapı olarak görülen Şanderovka, artık cehennemin kapısı olmuştur. Kızıl Ordu, kuşatılan birliklerin üzerine yoğun bir topçu ve roket ateşi yağdırdı. Neredeyse her atış hedefi bulmaktaydı. Sovyet Hava Kuvvetleri'ne bağlı uçaklar da bombalamaya başladı. Luftwaffe avcıları seyrek olarak müdahale edebildiler. Çeşitli birliklerin savaş ceridelerinde karanlık bir tablodan söz edilmektedir, Sovyet topçusunun gece bombardımanı sırasında kullanılan yangın bombaları sonucu çıkan yangınlar devam etmektedir, imha olmuş ya da terk edilmiş araçlar her yere dağılmış durumdadır ve yaralılar, dağılmış birlikler, çamurlu yollara dökülmüştür. Ukraynalı sivil halk, askerler arasından kaçışmaktaydı. Feld Mareşal von Manstein, 16 Şubat günü, Hitler'den bir karar beklemeksizin, General Stemmermann'a bir radyo mesajıyla yarma harekatına girişmesi için emir verdi. Kısaca şöyleydi. : Parola Özgürlük. Hedef Lisyanka, 23:00. General Stemmermann ve General Lieb, yürüyemeyecek durumda olan 1.450 yaralıyı, doktorlar ve emir erleri gözetiminde bırakmaya karar verdiler. Birlikler akşam karanlığında toplanmaya başladı. Üç taarruz kolu halinde harekete geçildi. Viking tümeni sol, güney kolu oluşturdu. Merkez kol, 72. Tümendi. 105. Alay, ilk kademede, öncü birlik olarak yer aldı. Saat 23:00'de 105. Alay'ın iki taburu bir hizada, süngü takılmış olarak ileri harekete başladı. Alman kuvvetleri, taarruz çıkış hareketinden yarım saat sonra ilk, kısa bir süre sonra da ikinci Sovyet savunma hattını aştılar. Taarruz, birkaç alay ve tabur için hızlı gelişme gösterdi ve bu birlikler saat 04:10 dolaylarında Oktyabr'a ulaştılar. Öncü müfreze, 3. Panzer Kolordusu'na bağlı 1. Panzer Tümeni'nin hatlarına ulaştı. Yaralılar ve ağır silahlar getirildi fakat, atların çektiği ikmal kolları, Sovyet topçusunun ateşini yemişti. Öncü müfreze, saat 06:30'da Lisyanka'ya girdi.

Kuşatma

bölgesinin karşı cephesinde, General Stemmermann ve onun komutasındaki asıl birlikler, sımsıkı kenetlenmişler ve bu şekilde hayatta kalabilme şanslarını arttırmışlardı. Kolun sol kanadında, bir keşif devriyesi korkunç haberlerde döndü. Sovyet T-34 tankları, 239 numaralı tepeye yerleşmiş bulunuyordu. Tepeyi ele geçirmek için enerjik çabalar harcanmasına karşın başarı sağlanamadı, tepe Sovyet birliklerinin elinde kaldı. Bu durumda Alman birlikleri tepenin çevresinden dolanmak zorunda kaldılar. Birlikler birbiri ardına, araziye hakim tepedeki zapt edilmez tank engeline koştu. Kaçış yönü güneye, Gniloy Tikiç Nehrine doğru döndü. Böylece birliklerin büyük kısmı için sonuç, bir felakete doğru yöneldi. Gün ışıdığında Alman kaçış planı çözülmeye başladı. Çok az zırhlı araç ve diğer ağır silah, kaygan yamaçlara tırmanabildi. Silahlar, "son top mermileri ateşlendikten sonra" imha edilerek terk edildi. Mareşal Konev, Alman birliklerinin kuşatmayı yarmak çabasında olduklarını öğrendi. Stalin'e vermiş olduğu, "hiçbir Hitlerce ya da faşistin, toplu imhadan kurtulmasına izin verilmeyeceği" yönündeki sözünün boşa çıkacak olmasına engel olmak için harekete geçti. Sovyet istihbaratı her nasılsa 3. Panzer Kolordusu'nun zırhlı gücünü olduğundan çok daha fazla tahmin etmişti. Bu yüzden Mareşal Konev, harekatı daha fazla ileri götürmekten kaçınmıştır. Bu sırada Sovyet 20. Tank Kolordusu yeni model IS-2 (Joseph Stalin - II) tankları ile donatılmış bir tugayı Korsun savaş alanına getirdi. Mareşal Konev, tüm zırhlı ve topçu unsurlara, Alman birliklerine taarruz etmeleri, küçük gruplar halinde dağıtmalarını, ardından da parça parça imha etmelerini emretti.

Kuşatma

daki iki Sovyet tümeni, 206. Piyade ve 5. Muhafız Hava İndirme Tümenleri, Alman taarruz kuvvetleri tarafından dağıtıldı. Piyade desteğinden yoksun kalan tanklar, uzak mesafeden kaçan gruplara ateş açtı. Tanksavar topları olmadığı fark edildi ve T-34 tankları, savunmasız ikmal kolları, karargah personeli, dağılan birlikler ve sıhhiye personelinin taşıdığı yaralılar arasından saldırıya geçti. Birbirine karışmış tümenler, gün ortasında eriyen karlarla kabarmış, çalkantılı Gniloy Tikiç Nehrine ulaştılar. Gerçekte 1. Panzer Tümeni nehrin karşı tarafına ulaşmıştı ve istihkamcılar bir köprü inşaa ediyorlardı. Ancak panik halindeki Alman erat, peşlerindeki T-34'lerden tek kurtuluşu nehir olarak gördüler. Köprü inşaasının tamamlanmasını bekleyecek durumda değildiler. Kurtarmaya gelen Alman kuvvetlerinin büyük kısmı güneyde ve dolayısıyla uzakta olduğundan, son kalan tanklar, kamyonlar ve yük arabaları buzlu suya sürüldü, ağaçlar sal yapmak için kesildi ve erat karşıya yüzmeye çalıştı. Askeri malzeme, atlar, yorgun askerler, akıntı aşağı sürüklendiler. Bir kısmı çarpmalara ya da hipodermiye yenildi. İnsanlar karşıya, kemerlerden ve koşum kayışlarından yapılan cankurtaran halatlarıyla karşıya geçirildi. Bazıları, yaralıları karşı kıyıya geçirmek için enkazdan bulabildikleri malzemeyle sallar yaptılar. Tüm bu çalışmalar, Sovyet topçusunun ve T-34'lerin ateşi altında oldu. General Lieb, tüm öğleden sonra kıyılarda bir düzen sağlanmasından sonra nehri atıyla geçti. Viking Tümeni komutanı General Herbert Otto Gille, nehrin karşı kıyısına bir insan zinciri kurmaya çalıştı. Birinin eli kayınca zincir koptu ve bazıları akıntıya kapıldı. Birkaç yüz Sovyet savaş esiri, Alman askerlerin işlerini gören bir Rus kadın grubu ve Ukraynalı bazı siviller, Kızıl Ordu'nun cezalandırmasından korkarak buzlu sulara atladılar. Karşıya geçişin sonlarına doğru istihkamcılar birkaç köprü inşa etmişlerdi ve 57. ve 88. Piyade Tümenleri ile artçı müfreze, ayrıca 20 kadar at ve çektikleri arabalarda 600 kadar yaralı, nehri "kuru" biçimde geçti. Birçoğu, Stemmermann Grubu'na yardım için bölgeye gelen 3. Panzer Kolordusu'nun çabası sayesinde Lisyanka'da Alman hatlarına ulaştı. Stemmermann Grubu'nun kurtarılmasında en büyük pay, Yarbay Franz Bäke komutasındaki Ağır Zırhlı Alay'a aittir. Alay, Tiger ve Panther tanklarıyla donatılmıştı ve köprü yapımı için gerekli malzemeye sahip bir istihkam taburuna sahipti. Sonuç Kızıl Ordu'nun Korsun - Çerkassi kuşatması, altı Alman tümenine ciddi kayıplar verdirtmiştir. Bu birliklerin neredeyse büyük kısmı imha oldu ve geri çekilmek zorunda kaldılar. Bu askeri yıkımın ardından bu birliklerin yeniden donatılması gerekti. Kurtulmayı başaran askerlerin çoğu, Uman yakınlarındaki toplanma bölgesinden Polonya'daki rehabilitasyon merkezlerine ve hastanelere ya da izinli olarak evlerine gönderildi. Sovyet kuvvetleri, kütleler halindeki T-34, IS-2 ve Lend-Lease anlaşması çerçevesinde Amerika'dan gönderilen Sherman tankları, kamyonlarla batı yönündeki baskılarını sürdürdüler. Kayıplar konusu, yine tartışmalıdır. Sovyet tarihçisi Vladimir Telpukhovski, Kızıl Ordu tarafından 52 bin Alman askerinin öldürüldüğünü, 11 bin tutsak alındığını ileri sürmektedir. Diğer Sovyet kaynakları bu konuda sırasıyla 57 bin, 18 bin rakamlarını vermektedirler. Alman resmi açıklamasında, başlangıçta kuşatma altında 60 binden az kişinin olduğu, bu sayının ağır çatışmaların ardından 16 Şubat'ta 50 bine düştüğü, kaçışa 45 bin kişinin çıktığı, 27.703 Almanın ve 1.063 Rus destekçinin sağ olarak kuşatmadan kurtulduğu bildirilir. Ayrıca 7.496 yaralının nehrin karşısına geçmeyi başardığı, 4.161 yaralının ise daha önce hava yoluyla bölgeden çıkarıldığı belirtilmektedir.

Sonuç

ta geride ölü, yaralı, kayıp ve tutsak olarak 19 bin kişinin bırakıldığı ifade edilir. Douglas E. Nash kitabında her birlikten kurtulanların sayısını vermiştir. Bu çalışmaya göre hava yoluyla alınan yaralılar dahil kurtulanların toplam sayısı 40.423'dür. 3. Panzer Kolordusu, başkaca kurtulan olmadığını kabul ederek 19 Şubat'ta Lisyanka'dan çekilmeye başladı. General Stemmermann, kendi artçı birliğinde, muharebeler sırasında ölmüştür. 3. Ukrayna Cephesi Komutanı General Konev, bu harekat sonrasında Mareşalliğe terfi etmiştir. General Vatutin, Ukrayna Milliyetçileri adlı, Alman işbirlikçisi bir örgüte bağlı militanlar tarafından 28 Şubat 1944 tarihinde ağır biçimde yaralanmış, 15 Nisan 1944 tarihinde ölmüştür. Dipnotlar Kaynaklar * İkinci Dünya Savaş - İbrahim Artuç. Kastaş Yayınları, Cilt 2. * Armstrong, Richard N. Red Army Tank Commanders. The Armored Guards. Atglen, Pennsylvania: Schiffer Publishing Ltd., 1994. ISBN 0-88740-581-9 * Carell, Paul. Scorched Earth. New York: Ballantine Books, 1971. ISBN 0-345-02213-0 * Department of the Army Pamphlet 20-234. Operations of Encircled Forces: German Experiences in Russia. Washington, DC: U.S. Government Printing Office, 1952. * Glantz, David & House, Jonathan M. When Titans Clashed. How the Red Army Stopped Hitler. Lawrence: University Press of Kansas, 1995. ISBN 0-7006-0717-X * Nash, Douglas E. Hell's Gate: The Battle of the Cherkassy Pocket, January-February 1944 . Southbury, Connecticut: RZM Publishing, 2002. ISBN 0-9657584-3-5 * Perrett, Bryan. Knights of the Black Cross, Hitler's Panzerwaffe and its Leaders. New York: St. Martin’s Press, 1986. ISBN 0-7090-2806-7 * Shukman, Harold, ed. Stalin's Generals. New York: Grove Press, 1993. ISBN 1-84212-513-3 * Zetterling, Niklas & Frankson, Anders. The Korsun Pocket. The Encirclement and Breakout of a German Army in the East, 1944. Drexel Hill (Philadelphia), Pennsylvania: Casemate Publishers. 2008. ISBN 978-1-932033-88-5 * The battle for the Ukraine: the Red Army's Korsun'-Shevchenkovskii Operation, 1944 - David M. Glantz, Harold S. Orenstein * The history of Soviet airborne forces - David M. Glantz.

Kaynaklar

Vikipedi

Bu konuda henüz görüş yok.
Görüş/mesaj gerekli.
Markdown kullanılabilir.