--}}

İmam-ı Azam Ebû Hanife Külliyesi



İmam-ı Azam Ebu Hanife Külliyesi Bağdat, Azamiye`de bulunur.

İmam-ı Azam Ebu Hanife`nin ilk mezarı 767 yılında kerpiçten yapılmıştır. Selçuklu döneminde büyük ilgi gören İmam-ı Azam`ın mezarı üzerine,Alparslan`ın veziri Şeref-ül-mülk Ebu Said el Harezmi, 1067 yılında “Selçuklu tarzı kubbe” ile örtülü bir türbe, yanına da bir medrese yaptırmıştır. 1508`de Şah İsmail`in istilası sırasında tahrip edilen İmam-ı Azam türbesi ile medrese, 1534 yılında Kanuni Sultan Süleyman tarafından Mimar Sinan`a yeniden yaptırılmıştır. Cami, türbe, imaret, medrese, ribat ve hamamdan meydana gelen külliye ile, Azamiye mahallesinin etrafı surlarla çevrilerek kale haline getirilmiştir. Şah Abbas`ın 1623-1638 yılları arasında tahrip ettiği külliye ise Sultan IV. Murad`ın 1639 seferi sırasında esaslı bir şekilde elden geçirilmiştir. 1669 yılında vezir Defterdar Mehmed Paşa cami revaklarını; 1674`de Sultan IV. Mehmed harim kubbesini tamir ettirmişlerdir.

Cami-türbe ile medrese arasındaki bahçe Vali Ömer Paşa tarafından 1679; külliyenin dökülen süslemeleri ile minarenin altın kaplamalı külahı Süleyman Paşa tarafından 1802`de yaptırılmıştır. Harim, 1816`da Davud Paşa; Türbe 1839`da Sultan Abdülmecid; külliyenin tamamı ve surlar, 1871 yılında Sultan Abdülaziz`in annesi Pertevniyal Valide Sultan tarafından tamir ettirilmiştir. Sultan II. Abdülhamid 1903-1910 yılları arasında, camiin güneyinde sur duvarlarına bitişik iki katlı talebe hücreleri ile daha sonra ilkokul haline getirilen düşkünler evini inşa ettirmiş, çinileri yeniletmiştir.

Irak dairesi zamanında, 1935 ve 1937 yıllarında kısmen tamir edilen külliyenin iç aksamından kemerler, kubbe geçişleri ve pencere alınlıkları ile minber, mihrab gibi teşkilatın çinileri sökülmüş, kemerler atnalı kemer şekline dönüştürülerek Endülüs Emevi tarzı bir üslupta süslenmiştir. Külliyeyi çeviren sur duvarları, medrese ve avlu etrafındaki diğer yapılar yıkılarak, yerine modern binalarla camiin batısına yeni bir harim eklenmiştir.

Vaktiyle etrafında surları bulunan ve bugün ayakta kalan yapılarıyla 50.000m2`lik bir alanı kaplayan İmam-ı Azam Külliyesi son zamanlarda iki defa değiştirilen avlu duvarıyla çevrilidir. Önce, Osmanlı dönemindeki Bab-üş Şarki (doğu taçkapısı) yerine sembolik 3 kemerli basit bir giriş kapısı; Şimal Kapısı yerine de dikdörtgen çerçeveli, atnalı kemerli bir taçkapı yapılmış, sonradan bunlar da yıkılarak bugünkü şekil verilmiştir. Sivri kemerli dikdörtgen çerçeveli yeni taçkapı üçlü bir düzene sahiptir. Avlu duvarı, köşelerde düz örgü, aralarda birbirine demir şebekelerle tutturulmuş geometrik yıldız süslemeli panolardan meydana gelmektedir. 2 m. Yüksekliğindeki bu tuğla panoların kemer üçgenleri ve etrafındaki çerçeve süslemelerinde mozaik çinili örneklere yer verilmiştir.

Avluda, türbe-cami kompleksi ile, yıkılan binaların yerine inşa edilen ilahiyat fakültesi ve öğrenci yurtları bulunmaktadır.

Kaynaklar

Vikipedi

İlgili konuları ara


Görüşler

Bu konuda henüz görüş yazılmamış.
Gürüş/yorum alanı gerekli.
Markdown kodları kullanılabilir.