İkinci Harkov Muharebesi

Kısaca: Rus kaynakları 193.213 ölü ve tutsak 86.727 yaralı 652 tank 3.278 top ve havan ABD kaynakları: ...devamı ☟

Rus kaynakları
193.213 ölü ve tutsak
86.727 yaralı
652 tank
3.278 top ve havan
3.278 havan
1.300 tank
57.626 at |kayıp2 = Sovyet kaynakları:
90.000 ölü ve yaralı
540 tank
1.500 top ve havan
200 uçak
ABD kaynakları
20 binden fazl ölü, yaralı ve tutsak |kayıp3 = |notlar = }} İkinci Harkov Muharebesi, II. Dünya Savaşı'nda Mihver kuvvetlerin Sovyet İzyum köprübaşına yönelik karşı taarruzlarına Alman Silahlı Kuvvetler Üst Komutanığı (OKW) Başkanı Wilhelm Keitel'in verdiği addır. Alman karşı taarruzu, 12 - 28 Mayıs 1942 tarihlerindeki Sovyet kuvvetlerinin İzyum köprübaşından başlatılan taarruzuna karşı yapılmıştır. Alman taarruzunun operatif hedefi, Sovyet taarruzlarının yürütüldüğü Donets Nehri üzerindeki Sovyet İzyum köprübaşını (Barvenkovo çıkıntısı) ortadan kaldırmayı amaçlamaktadır. Kızıl Ordu'nun 1941 -1942 kış karşı taarruzları Alman Merkez Ordular Grubu'nu Moskova önlerinden geri sürmüştü. Ancak bu karşı taarruzlar sırasında Stavka ihtiyat kuvvetlerinin tümünü kullanmıştı.

Devamı

nda sürpriz bir karşı taarruzla başarısızlığa uğrayan Kızıl Ordu Harkov Taarruzu da, Stavka'nın stratejik inisiyatifi pekiştirmek için giriştiği bir atılımdı. Mareşal Semyon Timoşenko komutasındaki Sovyet kuvvetleri, 12 Mayıs 1942 tarihinde, kış karşı taarruzları sırasında oluşan çıkıntıdan Alman 16. Ordu'suna karşı bir genel taarruz başlattılar. Önceleri başarılı bir şekilde gelişen taarruz, Alman karşı taarruzlarıyla durduruldu. Stalin'in ve birkaç kurmay subayının, Alman 6. Ordu'sunun gücünü doğru bir şekilde değerlendirmede yaptıkları ciddi sonuçlu hataları vardır. Dahası yeni eğitimden çıkmış Kızıl Ordu kuvvetlerinin gücünü olduğundan fazla hesap etmişlerdir. Bu hatalar, Alman kuvvetlerinin sonuç getirici bir çevirme hareketiyle ileri çıkmış Sovyet birliklerini cephenin kalanından tecrit etmelerine yol açmıştır. Harekat öncesi

Genel durum

Rostov'u zaten 1941 yılı Ekim ayında geri alan Kızıl Ordu, Moskova'ya yönelik genel taarruzlarında Alman kuvvetlerini göğüslemiş, hemen ardından da karşı taarruzlara başlamıştı. Bu taarruzlar, 1942 yılı Şubat ayı sonuna gelindiğinde, Kızıl Ordu'nun da gücünün tükenmesi sonucunda durdu. Bu tarihlerden itibaren Doğu Cephesi'nde silahlar bir süreliğine susmuştu. Stalin, olayları Almanların artık ölüm döşeğinde olduğu yönünde yorumladı. O'na göre Wehrmacht'ın taarruz gücü tükenmişti ve 1942 yılının bahar ya da yaz aylarında çökecekti. Bu görüşünü, 7 Kasım 1941 tarihinde yaptığı bir konuşmada dile getirmiştir. Sonuç olarak karşısındaki düşmanın zayıf olduğunu kabul ederek, bahar ayları başında yeni bir genel taarruza geçerek Kızıl Ordu'nun kış karşı taarruzlarıyla elde etmiş olduğu başarıyı genişletmeye karar verdi. Stalin'in bu kararı başta Mareşal Boris Şapoşnikov, General Aleksandr Vasilevski ve Mareşal Georgi Jukov olmak üzere, bir süre daha savunma durumunda kalınmasını gerekli gören kurmay subaylarının gergin tepkileriyle karşılaştı. Vasileski anılarında "Evet, Almanların (ihtiyat kuvvetlerini kullanmış olduklarına) inanmak istiyorduk, fakat gerçek bundan daha acıydı." diye yazmaktadır. Deneyimli generalleri tarafından uyarılmış olmasına karşın Stalin, "bölgesel taarruzlar"la Alman komutanlığını gafil avlamaya karar verdi.

Sovyet stratejisi

Kış taarruzları sona erdiğinde hem Stalin hem de Sovyet Üst Komutanlığı Stavka, Alman genel taarruzunun nihai hedefinin Moskova ve güney olacağına inanmıştı. Bir önceki yılki Barbarossa Harekatı ve Tayfun Harekatı benzeri ikili bir genel taarruz 1942 yılında da uygulanacak görüşü hakimdi. Stavka her ne kadar Moskova'ya yönelen Alman genel taarruzunun yenilgiye uğratılmış olduğunu düşünse de, her an yeniden Moskova'ya saldırabilecek konumdaki 70 Alman tümeni, başkentin halen tehdit altında olduğunu göstermektedir. Öte yandan Stalin, generallerin bir çoğu ve Cephe komutanları, gerçekten de asıl Alman taarruzunun Moskova'yı hedef alacağına inanıyorlardı. Ancak bir önceki kışın başarılı karşı taarruzları Stalin'i, bölgesel taarruzların Alman ordusunu yıpratacağına inandı. Alman kuvvetlerinin bu yolla güçsüzleştirilmesi, Alman komutanlığını yeniden Moskova'ya taarruz etmekten alıkoyacaktı. Başta "aktif stratejik savunma"da kalınmasını kabul etmesine karşın daha sonra Baltık Denizi'nden Kara Deniz'e kadar uzanan yedi bölgesel taarruz için emir vermiştir. Bu bölgelerden biri, orijinal taarruz planında Mart ayı için öngörülen Harkov'du. Mart ayı başlarında Stavka, parlak başarılarla sonuçlanan Don Bölgesindeki Barvenkovo-Lozovaya Taarruz Harekatı ve ardından gelen Rostov Stratejik Taarruz Harekatı sonrasında Güneybatı Cephesi'ne kendi bölgesinde bir taarruz için emir verdi. Çatışmalar aynı ay başladı. Mareşal Semyon Timoşenko'nun generali Kirill Moskalenko kuvvetleri Alman mevzilerini Don Nehri'nin kuzey kesiminde Harkov'un doğusunda yardılar. Şiddetli çatışmalar Nisan ayına kadar devam etti. General Moskalenko Don Nehri'ni başarıyla geçti, İzyum bölgesinde dar bir köprübaşı oluşturdu. Bu arada güneyde Alman savunması karşısında daha sınırlı bir başarı elde edildi ve Sovyet 6. Ordu 'su kuvvetleri, nehrin doğu kıyılarındaki kendi köprübaşlarını tutmayı başardılar. Bu yeniden gruplanma çamur mevsiminde arazinin ve yolların uygun olmayan durumu nedeniyle epeyce zorlandı. Bazı önemli kıt'a kaydırmaları ertelendi ve Güney Cephesi ile Güneybatı Cephesi planlanandan daha uzun sürede takviye edilebildi. Bu durum karışında, General Vasilevski'nin anılarında belirttiği gibi bazı üst düzey Sovyet temsilcilerinin eleştirileri gündeme gelmiştir. Cephe komutanlarını, emirlerindeki kuvvetleri sevk ve idarede yetersizlikle, taarruzlarda beceriksizle suçlamaktaydılar. Yeniden gruplanma öylesine gelişi güzel yapılmıştı ki Alman cephe istihbaratı sınırlı da olsa Sovyet kıt'a kaydırmaları konusunda bilgi edinebildi. 38. Ordu Komutanı General Moskalenko, yeniden gruplanmaya ilişkin bir planı olmamakla dolayısıyla zayıf bir yönetim sergilemekle suçlandı. Daha sonra "Faşist Alman Komutanlığının planlarımızı tahmin etmesi bir sürpriz değildi" yorumunda bulunmuştur.

Sovyet liderliği ve insangücü

Üst Sovyet komutanı Mareşal Semyon Timoşenko, I. Dünya Savaşı ve Rus İç Savaşı'ndan deneyimli bir komutandır. Bir önceki sene Somlensk Muharebesi'nde sınırlı da olsa bir başarı göstermesine karşın yenilgiye uğradı. Daha sonra kış karşı taarruzlarında Rostov'da parlak bir zafer kazanmayı başardı. Ardından Harkov'da (Birinci Harkov Muharebesi), en azından fabrikalara ait malzemenin tahliyesinde başarılıydı. Ordu'nun Siyasi Komiser'i ise Nikita Kruşçev'di. Ancak sıradan Sovyet askeri deneyimsizdi ve bunun sonucunda fazlasıyla zayiat verildi. Savaşın başladığı bir önceki yıl Kızıl Ordu'nun uğradığı yıkım, Moskova Muharebesi'nde elde edilen zaferle bir bakıma hafifletilmiş oldu. Ancak Kızıl Ordu, savaşın hemen öncesindeki insan gücünün büyük bir kısmını ölü, yaralı ve tutsak olarak kaybetmişti. Sadece Moskova Muharebesi'nin kayıpları bir milyonu bulmaktaydı. Sonuç olarak Kızıl Ordu'daki hali hazırdaki ortalama bir asker yakın tarihte silah altına alınmıştır ve muharebe deneyimi çok düşüktür. Eğitimli asker eksikliğine ilaveten, endüstriyel bölgelerin önemli bir bölümünün artık Alman işgali altında olmasıyla Kızıl Ordu, yetersiz ikmal desteği ve ikmal malzemesi sıkıntısı yaşamaya başlamışdı. Neticede bu dönemde benimsenen askeri doktrin "geçici stratejik savunma" olmak zorundaydı. Sovyet Genel Kurmay Başkanı Mareşal Vasilevski 1942 yılındaki Sovyet ordusu'nun, iyi eğitimli Alman Orduları karşısında büyük çaplı taarruz harekatları için hazırlıklı olmadığını görmekteydi. Çünkü hem nicelik hem de nitelik olarak Alman Orduları artık daha üstündü. Dahası 1941 yılındaki yenilginin kayıplarından sonra komuta kadrosu ve genç subaylar ancak yeniden oluşturuluyordu. Bakış geçmişe dönüktür ama, 1942 yılındaki karşı taarruzların idaresinin, hatta 1942 Ekim ayındaki Mars Harekatı ve 1944 Mayıs'ındaki Targul Frumos Taarruzu'nun da bir analizi niteliğindedir.

Alman hazırlıkları

Alman 6. Ordu'sunun komutasına yeni atanmış olan General Friedrich Paulus 30 Nisan'da Friderikus Harekatı'na ilişkin emirleri çıkarmışdı. Bu harekatın operatif hedefi, Mart ve Nisan aylarındaki Sovyet taarruzları sırasında Harkov'un güneyinde oluşan İzyum çıkıntısındaki Sovyet kuvvetlerini imha etmekti. Bu görev 30 Nisan'da gönderilen emirle 6. Ordu'ya verilmişti ve "olası başlangıç tarihi" 18 Mayıs olarak gösterilmekteydi. OKW, Güney Ordular Grubu'nu takviye etme için büyük çaba harcamıştır. Güney Ordular Grubu, daha önce, Barbarossa Harekatı sırasında Merkez Ordular Grubu Komutanı olan Mareşal Fedor von Bock emri altındadır. Hitler 5 Nisan 1941 günü, o yılın yaz genel taarruzlarının stratejisini belirleyen 41 Sayılı Emir'i çıkardı. Bu emre göre yaz genel taarruzlarının harekat bölgesi, cephenin güney kesimi olacaktı. Nisan sonu, Mayıs başı itibariyle Güney Ordular Grubu'na bağlı tümenler tam kadrolarına, diğer cephelerden alınan kuvvetlerle ulaşacaktı. Yaz harekatının stratejik hedeflerine yönelik genel taarruz, Mareşal von Manstein'in Kırım'ı emrindeki 11. Ordu ile kontrol altına almasından sonra (Sivastopol Kuşatması) başlatılacaktı. Esas hedef Kafkasya ve petrol sahaları, ikincil hedef ise Stalingrad kenti olarak belirlenmişdir. Dolayısıyla o zamana kadar Mareşal Timoşenko karşısındaki Alman ordusu, Kafkasya yönündeki nihati taarruzu için tam anlamıyla hazırlanmışdı. Çatışmalar öylesine şidetli oldu ki Sovyet birliklerinin ikinci kademesi muharebeye girmek için oldukça ağır olarak ileri götürülebildi. Çatışmalar özellikle Nepokrytaia yakınlarında oldukça şiddetli geçmiştir. Bu kesimde Alman savunması üç bölgesel karşı taarruza girişmişti. Gün sonunda Kızıl Ordu taarruzu Alman savunmasında en derin kesimde 10 km.ye varan girme sağlamıştı. General Mokalenko'nun kayıtlarında harekat öncesi istihbarat ve keşif raporlarının yetersiz olduğu görülmektedir. Bölgedeki Alman kuvvetlerinin bir ihtiyat tümeni olduğu sanılırken ilerleyen Kızıl Ordu birlikleri karşısında iki Alman ihtiyat tümeni vardı. Hatta muharebe sırasında ölen bir Alman generalinin ele geçen günlüğünden anlaşılmaktadır ki, Alman komutanlığı, bölgede bir Sovyet taarruz hazırlığından çok muhtemeldir ki önceden haberdardı. Mareşal von Bock, hava desteği olmadan karşı taarruza geçmemesi yönünden General Paulus'u uyarmışdı. Birkaç Sovyet tank tugayı, General Walther Heitz'in 8. Kolordusu hatlarını Harkov'a 19 km. mesafede Volçansk civarında yardığında bu konu yeniden gündeme geldi. Bu durum Alman kuvvetleri açısından ciddi bir tehdit oluşturmaktaydı.

Başlangıçtaki başarılar

İlk 72 saatin şiddetli yağış ve çamur içinde geçen çatışmalarında Alman 6. Ordusu, 16 alayı imha edilecek ölçüde hırpalanmıştır. General Paulus yine de bölgesel karşı taarruzlara girişiyorsa da esas itibariyle savunmada kalmaktadır. 14 Mayıs itibariyle Kızıl Ordu bazı kesin kazanımlar elde etmiş olsa da Alman taarruzlarıyla ciddi kayıplara uğramışlardı ve bazı hırpalanmış Sovyet tümenleri bu saldırılar karşısında geri çekilmek zorunda kalmıştı. Sadece ihtiyatta tutulan Sovyet tankları Alman karşı taarruzlarını durdurmayı başarabilmişti. Mareşal Timoşenko'nun hayal kırıklığı, Alman tank kayıplarının çok düşük olmasıydı. Örneğin 3. Panzer Tümeni ve 23. Panzer Tümeni tank kayıpları 35-70 arası tahmin ediliyordu. Alman yakın hava desteği de Sovyet birliklerine kayıplar verdirdi. Örneğin 38. Ordu bu yüzden savunmaya çekilmiştir. Alman birlikleri 14 Mayıs'ta kuzeyde Sovyet mevzilerine bölgesel taarruzlarla yüklenmeye devam ettiler. Sonunda Luftwaffe Harkov civarında hava hakimiyetini ele geçirmişti. Mareşal Timoşenko kendi hava unsurlarını, kara birliklerini desteklemekten çekip Alman 4. Hava Filosu'nu karşılamak için ileri sürmek zorunda kaldı. Yine de Sovyet birlikleri ilerleme sağladılar, birkaç küçük çatışmada muharebeyi kesip bu birlikleri esas taarruzları yönüne çevirdiler. Ancak direnmenin sürmesi ve özellikle sürekli olarak ağır hava akınlarıyla eşgümlendirilen bölgesel karşı taarruzlar nedeniyle Sovyet taarruzunun gücü tükendi. Gün sonunda 28. Ordu Alman mevzilerine karşı taarruzunu daha fazla sürdüremedi. Güneydeki muharebeler de şiddetli çatışmalara sahne olduğu halde Sovyet birlikleri, bazı Macar birlikleri dahil birkaç Alman taburunu bozguna uğratmıştı. Güneydeki hücum gruplarının elde ettikleri başarı, kuzeyde erken bir girme sağlanmasıyla buradaki kuvvetlerin daha önce Alman ihtiyat gruplarıyla çatışmaya girmelerine de bağlıdır. Bu yüzden Alman Komutanlığı güneydeki birliklerine takviye gönderemedi. Hitler 14 Mayıs'ta General von Kleist'e, emrindeki 1. Panzer Ordusu ile cüretli bir karşı taarruzla inisiyatifi ele geçirmesini ve Friderikus Harekatı'nın başlatılması için gereken girişimin yapılmasını emretti. Savaş o denli şiddetliydi ki kuzeyde gün içinde ortalama beş km.lik bir ilerlemeden sonra taarruz durdu. Ertesi gün girişilen bir soyvet taarruzun gelişmesi, Alman tanklarının karşı taarruzlarıyla büyük ölçüde engellendi. Yorgun Kızıl Ordu tümenleri Alman karşı taarruzlarında ancak mevzilerini tutabildiler. Ancak güneyde taarruz, Alman uçaklarının daha yoğun akınlarına uğrasa da muharebenin daha önceki günleri gibi başarı elde etti. Diğer taraftan Alman kuvvetleri her iki kesimde de gün boyu tespit muharebeleriyle durumu kurtardılar. Sovyet taarruz yoğunlaşmalarına yönelen dar hedefli karşı taarruzlarla, güneyden kesintisiz ulaşan takviyelerle ve Krım'dan gönderilen uçak gruplarıyla günü atlattılar. Öte yandan Barvenkovo Nehri'ni başarıyla geçen Sovyet 150. Piyade Tümeni'nin hareketi kararlı bir biçimde sürdürmemesi, güneydeki hücum gruplarının başarılarının genişletilememesinde önemli bir etken oldu.

1. Panzer Ordusu karşı taarruzları

General von Kleist'in 3. Panzer Kolordusu'nun ve 44. Kolordu'nun 17 Mayıs'ta Barvenkovo köprübaşına güneyden, Aleksandrovka üzerinden geliştirdikleri başarılı bir karşı taarruz, inisiyatifin Alman komutanlığına geçmesini sağladı. Von Kleist, güçlü bir hava desteğiyle Sovyet mevzilerini yarmayı başardı ve taarruuzun ilk gününde 10 km. kadar ilerleme sağladı. Birçok Sovyet birliği gece dinlendirilmek üzere cephe gerisine alınırken gerideki birlikler incelmiş cephe hattını takviye etmek için ileri gönderildi. Aynı gün Mareşal Timoşenko günlük olarak gelişmeleri Moskova'ya rapor etti ve takviye kuvvetler istedi. Mareşal Vasilevski'nin genel bir geri çekilme için onay alma girişimleri Stalin tarafından geri çevrildi. Durumun kötüleşmesi üzerine 18 Mayıs'ta Stavka bir kez daha taarruzu durdurmayı ve 9. Ordu'nun çıkıntıdan geri çekilmesini önerdi. Timoşenko ve Kruşçev, Alman Kramotorsk grubunun yarattığı tehlikenin abartıldığını ileri sürdüler. Stalin, geri çekilmeyi yeniden red etti. General Paulus 19 Mayıs'da Mareşal Bock'dan bir emir aldı. Emirde, zaten Merefa üzerinden girintinin kuzey yönünde başlatmış olduğu taarruz emredilmektedir. Taarruz, İzyum çıkıntısındaki Sovyet kuvvetlerinin kuşatılmasını amaçlamaktadır. Ancak ozaman Stalin General Jukov'a taarruzu durdurmak ve Alman kanat kuvvetlerini savuşturmak için izin verdi. Ancak bu önlem artık gecikmiş bir önlemdir. Kayıplar her ne olursa, Harkov taarruzu Kızıl Ordu açısından büyük bir yenilgi olmuştur. Dolayısıyla Kızıl Ordu'nun 1941 -1942 Kış Karşı Taarruzları yönünden bir son teşkil etmektedir. Bahar aylarında daha küçük çapta taarruzlar gündemde olacaktır. Devamı Birçok tarihçi İkinci Harkov Muharebesi'ndeki Sovyet yenilgisinin altında yatan nedenberi kesin olarak saptamaya çalışmıştır. Bazı Sovyet generalleri Stavka ve Stalin'i yetersizlikle suçlamakta, Wehrmacht'ın Doğu Cephesi'ndeki 1941 - 1942 Sovyet karşı taarruzlarındaki yenilgilerden sonra, 1942 baharında sergilemiş olduğu askeri gücünü takdir etmektedirler. Jukov anılarında, bu harekatın başarısızlığının rahatlıkla öngörülebilir olduğunu anlatmaktadır. O'na göre harekat, taarruzdan itibaren son derece acemice yürütülmüştü, dahası İzyum çıkıntısının sol kanadında ortaya çıkan Alman karşı taarruz riski, bir harita üzerinde bile açıkça görülebilmekteydi. Yine Jukov'a göre Sovyet ağır yenilgisinin ana nedeni Stalin tarafından yapılan hatalarda yatmaktadır. Stalin, güneybatı kesimindeki Alman ordularından gelebilecek tehlikeyi değerlendirememiş ve bu bölgeden gelebilecek olası bir Alman saldırısını karşılamak için mevcut stratejik ihtiyatlarını bu kesime kaydırmamıştır. Gerçekte Stalin, Genel Kurmay Başkanı Jukov'un güneybatı kesiminde Alman taarruzunu göğüsleyebilmek için Sovyet kuvvetlerinin güneybatı yaklaşımını örtecek güçlü bir savunma oluşturma yönündeki bu yerinde önerisini geri çevirmişti. Oysa Sovyet kış karşı taarruzları Wehrmacht'ı yıpratmıştı ancak imha edememişdi. General Kirill Moskalenko'nun sıradan bir askerin aktardığı sözündeki gibi, "Bu faşistler kış uyuklarından sonra uyanacaklar." Stalin'in yakın zamanda silah altına alınmış, bu yüzden yetersiz donanımlı ve yetersiz eğitimli birlikleri harekatlarda kullanma eğilimi, hem Kızıl Ordu'nun muharebe kapasitesini, hem de Wehrmacht'ın savunmadaki ve karşı taarruz geliştirmekteki yeteneklerini yanlış değerlendirmiş olmasına dayanmaktadır. Wehrmacht bu konudaki kapasitesini, Stalingrad'ın kuşatılmasına varacak olan Alman Mavi Durum'nda açıkça ortaya koyacaktı. Her ne kadar Wehrmacht, Stalingrad Muharebesi sonunda büyük bir yıkıma uğramış da olsa. Herşeye rağmen Birinci Harkov Muharebesi, Sovyet kuvvetlerinin başarılı bir taarruz yürütmedeki yeterliliğini ortaya koymuştur. Bu muharebe, Alman yaz taarruzlarını önlemeye yönelik ilk geniş çaplı Sovyet girişimlerinden biri olarak görülebilir. Bu girişim, izleyen aylarda Stavka tarafından planlanan ve yürütülen Mars Harekatı, Uranüs Harekatı ve Satürn Harekatı gibi genel taarruzlarla devam ettirildi. Bu üç harekattan sadece son ikisi kesin sonuçlu bir zafere ulaşabilmişti. Kızıl Ordu da savaşı kendi lehine çevirebilecek yeterliliğe yaklaşmaktadır. Bu gelişme, Kızıl Ordu'yu 1943 Temmuz'undaki Kursk Muharebesi'nde stratejik inisiyatifi ele geçirmeye götürmüştür. İkinci Harkov Muharebesi'nin Stalin üzerindeki bir etkisi, gerçekte olumlu bir etki olmuştur, kumandanlarına ve kurmay subaylarında daha fazla güvenmeye başlamıştı. 1937 yılındaki Büyük Temizlik'te üst rütbeli pek çok subayını tasfiye eden Stalin, 1941 yılındaki askeri öngörü eksikliğiyle savaşa hazırlıksız yakalanması ve 1942 yılında Alman askeri gücünü hafife alma hatasıyla büyük güçlükler yaşadı. Tüm bunların sonunda subaylarına tamamiyle güvenmeye başladı. Diğer yanda Hitler'in subaylarına güveni giderek azaldı ve nihayetinde Franz Halder'i dahi 1942 Eylül ayında Genel Kurmay Başkanlığı görevinden azletti. Kızıl Ordu'nun savaş öncesinde, savaşın kendi bağlamı içinde uygun taarruz ertiplenmesindeki başarısızlığı ve Alman istihbaratının Sovyet hareketlerine ilişkin bilgi edinmedeki başarısı, muharebenin sonucu yönünden önemli ölçüde etkili olmuştur. Kuzeyde Kızıl Ordu birliklerinin zayıf muharebe etkinliği ve aynı derecede Stavka'nın, cephe karargahlarının zayıf istihbarat hazırlığı, çalışmaları taarruzu başarısızlığa sürükledi. Yine de zayıf muharebe etkinliğine karşın bu muharebede Kızıl Ordu, taktik uygulamalarda, yetkin olmasa da en nihayetinde savaşı kazanmaya götürecek bir gelişme göstermiştir. Tüm bunlara karşın, II. Harkov Muharebesi'nde Kızıl Ordu'nun uğradığı kayıplar, savaşın yakın geleceği yönünden büyük bir zayıflık yaratmıştı. Öyle ki Alman 1942 yaz genel taarruzu Mavi Durum'yla başladığında Kızıl Ordu elinde doğru dürüst ihtiyat kuvveti bulunmamaktaydı. Sonuçta yarılan cephe ihtiyatlarla tıkanamamış, ve Wehrmacht Kızıl Ordu'yu Stalingrad önlerine kadar süpürmüştü. Dış bağlantılar * 41 Sayılı "Führer Emri" (İngilizce)

Kaynaklar

* Antony Beevor, Stalingrad: The Fateful Siege. Viking; New York City: 1998. ISBN 0-670-87095-1 * David M. Glantz, Kharkov 1942: Anatomy of a Military Disaster. Sarpedon; New York City: 1998. ISBN 1-885119-54-2 * Joel S. A. Hayward, Stopped At Stalingrad. Univ. of Kansas; Lawrence: 1998. ISBN 978-070061146-1 * John Erickson, Barbarossa: The Axis and the Allies, Edinburgh Univ. Press, 1998 * Mareşal A.M. Vasilevski, The matter of my whole life, Moscow, Politizdat, 1978 * Mareşal G.K. Jukov, Memoirs, Moscow, Olma-Press, 2002 * Mareşal K.S. Moskalenko (Commander of the 38th Army), On South-Western direction, Moscow, Science, 1969 *http://wwii-soldat.narod.ru/OPER/ARTICLES/020-vor-kharkow.htm On German casualties.

Kaynaklar

Vikipedi

Bu konuda henüz görüş yok.
Görüş/mesaj gerekli.
Markdown kullanılabilir.