Gemi Inşaatı Ve Deniz Mühendisliği

Gemi yapımı suyun üzerinde ilerleyen taşıtların inşaatı için kullanılan bir addır. Tersaneler gibi özelleşmiş merkezlerde yerine getirilmektedir.

Taşıtlar suda nasıl yüzebiliyorlar?

Yüzme koşulunu sağlayan her cisim suda yüzer. Yüzme koşulu Arşimet`in "suyun kaldırma kuvveti" ilkesine dayanır. Cismin ağırlığı, taşırdığı suyun ağırlığına eşit olmak zorundadır. Cismin ağırlığı, taşan suyun ağırlığından fazlaysa cisim suya batar. Bu ağırlık, taşan suyunkine eşit ya da ondan daha az ise yüzme gerçekleşir.

Gemi ağırlığının, taşan su ağırlığından az olması da belirli bir oran çerçevesinde tutulur. Teknede ağırlık merkezinin yerinin uygun seçilmesi, teknenin su içindeki dengesinin korunabilmesi açısindan gemi mühendislerinin üzerinde uğraştığı tasarım konularındandır. Bu oran aşılırsa, teknenin salınmasında artış olacağı gibi teknenin yan devrilmesine de yol açabilir. Bu durum, yolcuların veya taşınan yüklerin zarar görmesine neden olur.

Tarihçe

İlk Gemiler



İlk gemiler Mısırlılarca inşa edildi. Nil nehrinin ticari olanakları bunu gerek kılmıs ve insanı suda yüzebilen tasıtların yapımına sevk etmistir. Malzeme olarak kamış ve ahşap kullandılar. Bu işe ilk soyunanlarda halat ve yelken işiyle uğraşanlar olmuştur.

Indus nehri kenarında yaşayan Hintlilerde ilk gemi inşacılardır. Hatta türkçede denizde seyr etmek, seyre cikmak olarak kullandigimiz Navigasyon sözcüğü de kökünü Sanskritçe olan "navgathi" kelimesinden alır.

Zamanla teknelerin inşası, başka deniz uygarlıklarınca, geliştirilmistir. Daha dengeli (Stabil), gövdenin su karşısında gösterdiği direnci azaltan ve daha uzun biçimli tekneler yapıldı. Gemiyle ilk uzun yolculuğun, akdeniz ve karadeniz arasinda yapıldığı bilinmektedir. Yükler içinse, gövdeleri iri olan tekneler geliştirildi. Tamirler ya sular yükseldiğinde, ya da sahil kenarlarında yürütülürdü. Sonraları da bu tür işler için özel yerler, yani tersaneler yapıldı. Sanayileşmeyi getiren gelişmeler, sonralari, uygarlıkların iktidar dengelerini de etkili bir biçimde değiştirmiştir. Tabii bu da savas gemilerinin yapımını mecbur kılmıştır.

Modern Sanayi Öncesi



Avrupa`da gelişmeler; biri Akdeniz`de, diğeride Baltik denizinde olmak üzere iki ayri koldan sürmüştür. Guletler özellikle akdenizin en göze çarpan tekneleri olurken, örneğin bas ve kici ayni sekilde insa edilen kuzey denizi ve Baltik denizi tipi tekneleri, akdenizde de Tirhandil olarak görebiliyoruz.

Wikingler İslanda, Grönland ve daha başka uzak yerlere ulasabilecekleri uzun, simetrik, narin tekneler geliştirdiler.

1300`lü yillarda, ticaretle uğraşsanlar veya korsanlarin, kuzeyden akdenize inmesiyle, gelişmenin iki kolu, artik, melez tekneler üreterek birbirine geçecekti.

19. yy`a kadar tersaneler, sahillerde alip başini gidecekti. Ağirlikla kuzey avrupa ülkelerinde yoğunlasan bu tersaneler, Osmanlilar zamaninda da marmara bölgesinde inşa edilmistir. 1390 da Geliboluda bir tersane, daha sonra, İstanbulda da Haliç Tersanesi 1455 yilinda yapilmislardir. Hatta o dönemlerde Haliç Tersanesi, dünyanin en büyüğü konumundaydi.

Gemi ve Deniz Mühendisliğine giren alanlar



Kaynaklar

Vikipedi

İlgili konuları ara


Görüşler

Bu konuda henüz görüş yazılmamış.
Gürüş/yorum alanı gerekli.
Markdown kodları kullanılabilir.

Gemi Inşaatı Ve Deniz Mühendisliği
Gemi inşaatı ve deniz mühendisliği