et

et

Et Alm. Fleisch (n), Fr. Viande, İng. Meat. flesh. Kasaplık hayvanlar, kuşlar, kümes hayvanları, balıklar ve av hayvanlarının yenebilen kısımları. Fakat et denilince yenebilen hayvanların kas kısımları, yani daha ziyade kas eti anlaşılır. Bu hayvanların baş, beyin, dil, böbrek, akciğer ve karaciğer, barsak ve işkembe gibi kısımlarına “sakatatlar” adı verilir. Ülkemizde başta koyun ve sığır etleri olmak üzere, kuzu, manda, keçi, oğlak etleri, balık etleri

Et

Et Alm. Fleisch (n), Fr. Viande, İng. Meat. flesh. Kasaplık hayvanlar, kuşlar, kümes hayvanları, balıklar ve av hayvanlarının yenebilen kısımları. Fakat et denilince yenebilen hayvanların kas kısımları, yani daha ziyade kas eti anlaşılır. Bu hayvanların baş, beyin, dil, böbrek, akciğer ve karaciğer, barsak ve işkembe gibi kısımlarına “sakatatlar” adı verilir. Ülkemizde başta koyun ve sığır etleri olmak üzere, kuzu, manda, keçi, oğlak etleri, balık etleri ve kümes hayvanı etleri yenilmektedir.

Yağsız et ortalama olarak % 76 su, % 21,5 azotlu maddeler, % 1,5 yağ, % 1 mineral maddeler ihtiva etmektedir. Bunun yanında karbonhitratlar (% 0,05- 0,18), beyaz renk maddeleri, enzimler ve vitaminler de ihtiva etmektedir.

Ette, suyun dışında, en fazla bulunan kas proteini, suda çözünmeyen globulin kompleksi aktomiyosin olup, kas lifinin kasılmasından sorumludur. Bundan sonra albuminlerden miyojen, kastan soğuk su ile ekstra edilebilir. Ette daha az oranda kollojen ve elastin proteinleri bulunur. Et proteini insan vücudu için ihtiyaç duyulan amino asitleri ihtiva eder.Tam değerli bir protein olarak kabul edilir.

Bundan sonra etin rengini veren, en önemlisi miyoglobin pigmentleri, hücrenin kalıtım karakteristiklerini kontrol eden, genetik maddenin en önemli bileşeni nükleoproteinler gelir.

Etin kırmızılığını veren kanın renk maddesi hemoglobine benzeyen miyoglobindir. Balık ve kümes hayvanlarının etinde bu madde bulunmadığından onların etleri kırmızı değildir, beyazdır. 70-80°C’ye ısıtılınca renk maddesi ayrıştığından pişmiş etler kırmızı renklerini kaybederler.

Etin başlıca tuzları potasyum, fosfat, kalsiyum ve magnezyum fosfat ve sodyum klorürdür. Az miktarda demir, silisyum bulunur. Karaciğer, böbrek ve kalp dışında, kas eti, vitaminler bakımından nisbeten fakirdir. Bununla birlikte tiamin, riboflavin, niasin ve diğer B-kompleksi vitaminleri oldukça iyidir. Kas etinde, az miktarda enzimler bulunur. Ette, gaz olarak fazla miktarda karbondioksit, az miktarda azot vardır.Taze et, amfoterdir. Kırmızı tornusol kağıdını mavileştirir.

Kaynak: Rehber Ansiklopedisi

et

suff. cik: -cik

et

kasaplık hayvanlardan sağlanan kaslardan oluşmuş besin maddesi; insanlarda, hayvanlarda deriyle kemik arasındaki kas ve yağdan oluşan doku. ten. meyvelerde çekirdekle deri arasındaki bölüm.

et

Fransızca et kelimesinin Türkçe karşılığı.
ve; ile

et

Almanca et kelimesinin Türkçe karşılığı.
flesh, meat, fleshy part of fruit, insanların, hayvanlardan elde ettiği temel gıdalardan biri ve birincisi, fleisch

et


1 .
İnsanlarda, hayvanlarda deri ile kemik arasındaki kas ve yağdan oluşan tabaka:
"Bu koyunda hiç et yok, pek zayıf."- .
2 .
Kasaplık hayvanlardan sağlanan kaslardan oluşmuş besin maddesi:
"Bu, kurumuş pastırma renginde bir et parçası idi."- H. Taner.
3 .
Ten:
"Gömleği yırtılmış, eti görünüyor."- .
4 .
Meyvelerde çekirdekle deri arasındaki bölüm:
"Bu zeytinde et denecek bir şey yok."- .

et

Fransızca et kelimesinin İngilizce karşılığı.
conj. and

et

Türkçe et kelimesinin İngilizce karşılığı.
[E.T.] n. basic chemical element conj. and n. meat, flesh, pulp, beef

et

[E.T.] n. basic chemical element conj. and n. meat, flesh, pulp, beef

et

İspanyolca et kelimesinin İngilizce karşılığı.
n. meat, flesh, pulp, beef


İlgili konuları ara

Yanıtlar