Alan Parker

Başrollerinde Emily Watson ve Robert Carlyle'ın yer aldığı ve İrlandalı yazar Frank McCourt'ın aynı adlı kitabından uyarlanan " Angela's Ashes " ( Angela'nın Külleri ) filmiyle karşımıza gelen ünlü yönetmen Alan Parker , genel olarak yapım süreci ile ilgili şunları söylüyor : " Yeni bir projeye start verildiğinde başlangıçta o bir başkasının kitabı, yaşamı, ülkesi ve kültürüdür. Ancak bir süre sonra öylesine yoğunlaşırsınız ki, artık olayların içine tepeden balıklama dalmışsınızdır ve bir film

Başrollerinde Emily Watson ve Robert Carlyle'ın yer aldığı ve İrlandalı yazar Frank McCourt'ın aynı adlı kitabından uyarlanan " Angela's Ashes " ( Angela'nın Külleri ) filmiyle karşımıza gelen ünlü yönetmen Alan Parker , genel olarak yapım süreci ile ilgili şunları söylüyor : " Yeni bir projeye start verildiğinde başlangıçta o bir başkasının kitabı, yaşamı, ülkesi ve kültürüdür. Ancak bir süre sonra öylesine yoğunlaşırsınız ki, artık olayların içine tepeden balıklama dalmışsınızdır ve bir film yapmakta olduğunuzu bile unutursunuz. Sizin kendi yaşamınız ve anılarınızla onlarınkiler birbirine karışır. O andan itibaren artık yalnızca bir gözlemci değil, aynı zamanda bir katılımcısınızdır. Bu noktaya vardıktan sonra kararları artık bir yönetmen olarak değil, ailenin bir parçası olarak vermeye başlarım."

Duygusal boyutu güçlü filmler yapmayı sevdiğini söyleyen Parker, bunun yanı sıra filmlerinde belirli bir toplumsal boyutu koruduğunu belirtiyor : " Çektiğim filmlerin öykü anlatım ve drama boyutlarını didaktikliğe kurban etmeden toplumu etkileyecek bir şeyler söylemeye çalışıyorum."

İlk olarak yapımcı David Puttnam'ın desteğiyle " Melody " ( 1971 ) adlı filmin senaryosunu yazarak sinema dünyasına atılan Alan Parker daha sonra BBC için kısa filmler çevirdi. Gerçek anlamda ilk yönetmenlik denemesini 1976 yılında " Bugsy Malone " adlı filmle gerçekleştiren Parker, bu filmin ardından çevirdiği, uyuşturucu kaçakçılığı yüzünden hapsedilen bir Amerikalı'nın Türkiye'den kaçışını konu alan ve gerçekleri çarptırdığı gerekçesiyle Türkiye'de büyük tepkilere yol açan " Midnight Express " ile En İyi Yönetmen dalında Oscar'a aday gösterildi.

İki sene sonra çektiği " Fame "in gişede olağanüstü bir başarı yakalamasıyla Amerika'nın sayılı yönetmenleri arasına girdi. 1982 yılında yönetmenliğini yaptığı " Shoot the Moon " gerek içerik gerekse de yapım anlamında geçmişe nazaran başarısız olarak değerlendirildi. Aynı yıl içerisinde Pink Floyd'un eleştiri oklarına maruz kalan bir albümünden yola çıkarak senaryosunu yazdığı " Pink Floyd u The Wall " adlı filmi çekti. İki yıl sonra uçuş fantazileri geliştiren bir Vietnam gazisini konu alan " Birdy "i gerçekleştiren yönetmen, bu filmle Cannes Film Festivali'nde Jüri Özel Ödülü'nün sahibi oldu.

1988 yılında çevirdiği " Mississippi Burning " ile başarılarına bir yenisini daha ekleyen Alan Parker, beş yıl sonra Rodd Doyle'un aynı adlı romanından uyarladığı " The Commitments "ın yönetmenliğini yaptı. BAFTA En İyi Yönetmen gibi bir çok dalda ödül kazanan bu filmin ardından " The Road to Wellville " ( 1994 ) ve Andrew Lloyd Webber'ın çok beğenilen müzikalinden uyarlanan " Evita " ( 1996 ) adlı filmleri çekti.

İlgili konuları ara


Görüşler

Bu konuda henüz görüş yazılmamış.
Gürüş/yorum alanı gerekli.
Markdown kodları kullanılabilir.

Alan Parker
Alan Parker